‘Stranger Things’in rekor kıran dördüncü sezonunda bazı hayranları senaryoda bir boşluk olduğu görüşünde. Ancak bunun bir hata değil, bilinçli bir seçim olduğunu savunanlar da var.

Bir grup arkadaşın, özel güçleri olan El karakteriyle birlikte dünyayı doğaüstü kötülüklerden korumaya çalışırken yaşadıkları maceraları anlatan dizi üç yıl aranın ardından 27 Mayıs’ta dördüncü sezonuyla izleyiciyle buluştu.
Netflix’in verilerine göre 23-29 Mayıs haftasında dizinin dördüncü sezonu 286,8 milyon saat izlenerek İngilizce dizilerde açılış hafta sonu rekorunu kırdı.
Diziyi izleyip bitiren hayranları ise eksiklerini aramaya başladı bile.
(Uyarı: Yazının buradan sonrası spoiler içerir.)
Yeni sezonda 1979 yılına, El’in ve onun gibi güçleri olan çocukların incelendiği Hawkins Ulusal Laboratuvarı’na flashback’ler var. Bu flashback’ler dizinin birinci sezonundaki döneme denk geliyor.
Laboratuvardan kaçan ve dizinin diğer başrolleri Hawkinsli çocuklarla tanışan El, birinci sezonda zar zor konuşuyor. Hatta bir Reddit kullanıcısının bildirdiğine göre tüm sezon boyunca toplam 246 kelime konuşuyor ki çoğu da aynı kelime.
Zamanla arkadaşlarının yardımıyla konuşmayı öğreniyor ve devam sezonlarında akıcı şekilde konuyor. Ancak dördüncü sezondaki söz konusu flashbacklerde El şakır şakır konuşuyor.
Twitter’da dizinin bazı hayranları bu duruma dikkat çekerek bunun senaryoda bir hata olduğunu iddia etti.
Buna karşılık bunun bir hata değil, bilinçli bir seçim olduğunu da savunanlar oldu. Nedeni ise El’in laboratuvardan çıkmayı başarmadan önce yaşadığı büyük travma. Laboratuvardaki 1 numaralı ‘deneğin‘ (sezon sonunda Vecna’ya dönüşüyor) bütün çocukları öldürdüğüne şahit olan El bu trajik olay sonrası pekala konuşma becerisini yitirmiş olabilir.
Bir başka teori de, diğerine göre daha zayıf olmakla birlikte, seyircinin geçmişi El’in küçüklük anılarından izliyor olması. Büyüyüp konuşma becerisini geliştiren El’in hatıralarını yeni bilinciyle anımsaması nedeniyle konuşuyor olması ihtimali söz konusu.
Nedeni her ne olursa olsun senaristlerin geçmişte yaşananları seyirciye aktarabilmek için konuşabilen bir El’e ihtiyacı olduğu kesin.