'Hayata Dönüş'ten herkes haberdarmış

Sadece erlerin yargılandığı ‘Hayata Dönüş‘ operasyonuna ilişkin iki yeni harekat planında yargılanmadan muaf tutulan tüm dönem sorumlularının imzasının bulunduğu ortaya çıktı. Şimdi gözler 15 Şubat’ta görülecek duruşmada davanın seyrinin değişip değişmeyeceğine çevrildi.

19 Aralık 2000’de Türkiye genelinde 20 cezaevinde eşzamanlı düzenlenen operasyonlarda ikisi asker olmak üzere 30’u tutuklu 32 kişi ölmüş, yüzlerce kişinin yaralanmıştı. 14 yıldır bir karara bağlanamayan davada, 12 kişinin ölümüne sebep oldukları, 29 kişiyi öldürmeye teşebbüs ettikleri suçlamasıyla 39 jandarma görevlisi yargılanıyor.

Yalanlamışlardı

Bayrampaşa Cezaevi’ne düzenlenen ‘Tufan’ ile Ümraniye Cezaevi’ne yönelik gerçekleştirilen ‘Bora ve Atmaca’ harekat planlarının omurgasını oluşturan planlarsa yetkililerin sorumluluğunu ortaya koyuyor. Jandarma Genel Komutanlığı’nın Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdiği belgelerin birinde dönemin jandarma genel komutanı emekli orgeneral Aytaç Yalman’ın, diğerinde ise eski içişleri bakanı Saadettin Tantan’ın imzası yer alıyor.

İki yetkili de o dönemde “Operasyonda bir rolümüz yoktu” açıklamasının ardına sığınmıştı. Eski adalet bakanı Hikmet Sami Türk de konuyu basından öğrendiğini, plandan kendisinin haberi olmadığını savunmuştu.

Cezaevinde fişleme

Peki, ‘Cezaevleri Müdahale Harekat Emri’ ve ‘Cezaevleri Müdahale Harekat Emri No:1’ isimli her iki plan, bilmediğimiz hangi gerçekleri gözler önüne seriyor?

* Hangi cezaevinde toplam kaç tutuklu ve hükümlü var, kaçı açlık grevi veya ölüm orucu eyleminde tek tek sıralanmış. Listeye göre toplam 13 bin 664 tutuklu ve hükümlü söz konusu. 203’ü ölüm orucundayken, 718’i de açlık grevinde.

Soda şişesinden molotof, borudan tabanca

– Operasyona katılacak birlikler, bu birliklerin, operasyon öncesi, esnası ve sonrasında hangi adımları atacağı ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. MİT, adalet ve sağlık bakanlıkları ve valiliklere düşen görevler anlatılıyor.

– Tutuklu ve hükümlülerin jandarmaya direniş göstereceği farz ediliyor. Bu direniş sırasında dolap, ranza ve yatak gibi malzemeleri kullanarak barikat kuracakları, sakladıkları muhtelif delici-kesici alet ve şişeleri kullanabilecekleri iddia ediliyor. Daha ileri giden plana göre cezaevindekiler, su borusundan tabanca hazırlayabilir veya soda şişelerinden yapılmış molotof kokteyllerini kullanabilir.

– Basın kuruluşlarının, çevre binalara ve cezaevi yakın çevresine yaklaştırılmaması, helikopterlerden görüntü almalarının önlenmesi salık veriliyor. Hatta, başbakanlıktan izin almadan hiçbir yetkilinin basına bilgi vermemesi gerektiği ifade ediliyor.