'Hayata Dönüş' katliamında idarenin kusurunu kabul etmek 15 yıl 'sürdü'

 

2000 yılında Bayrampaşa Cezaevi’ndeki mahkumların açlık grevini sonlandırmayı reddetmesinin ardından başlatılan ve ‘Hayata Dönüş‘ ismi verilen baskından ağır yanıklarla kurtulan Hacer Arıkan, İçişleri ve Adalet Bakanlığı’na açtığı tazminat davasını 15 yıl sonra kazandı.

Cumhuriyet’ten Hilal Köse’nin haberine göre, Danıştay 10’uncu Dairesi, “Pasif direnişteki mahkum ve tutukluların can güvenliğinin sağlanması yönünde gerekli önlemler almayan idarenin ağır hizmet kusuru bulunmaktadır” kararıyla Arıkan’a 120 bin TL tazminat ödenmesine hükmetti.

Fotoğraf: Cumhuriyet

Dava aslında 2006’da sonuçlandı

Arıkan’ın operasyon sonrası açtığı tazminat davası, İstanbul 1’inci İdare Mahkemesi’nde, 17 Şubat 2006’da sonuçlanmıştı. Mahkeme kararında, cezaevlerinde tutukluların can güvenliğinin sağlanmasının idarenin görevi olduğu kaydedilerek, şu tespit yer almıştı: “Bu operasyonun yapılmasını zorunlu kılan şartların oluşmasında idarenin kusuru olduğu açıktır. Cezaevinin denetim, gözetim ve yönetiminden sorumlu olan idarelerin bu görevlerini yerine getirirken, başta gerekli özeni göstermediği, geçmişteki tutumları yüzünden cezaevine operasyon yapılmasını gerekli kılan noktaya gelindiği anlaşılmıştır.”

Mahkeme, toplam 120 bin TL’nin, 19 Aralık 2001’den itibaren faiziyle Adalet ve İçişleri bakanlıkları tarafından Arıkan’a ödenmesine karar vermişti.

Hukuka aykırı değilmiş

Ancak Danıştay, 3 Temmuz 2009’da kararı bozdu. Mahkeme, 20 Nisan 2012’de yeniden yaptığı yargılamada, davayı reddetti. Kararda, Arıkan’ın sağlık sorunlarının ölüm orucu ve operasyon sırasında koğuşta çıkardıkları yangından kaynaklandığı, Arıkan’ın bilerek bu eylemlere katıldığı savunuldu. Olayda hizmet kusurunun bulunmadığı belirtildi.

Danıştay 10’uncu Dairesi, 23 Ocak 2014’te kararı yine bozdu.

Kararda, Anayasa’ya göre devletin herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlü olduğu vurgulandı.

Davalı idarelerin görev ve yetki çerçevesinde operasyon gerçekleştirmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ifade edilerek, “Ancak bu tür bir operasyonun gerçekleştirilmesi sırasında kolluk kuvvetlerine saldırıda bulunan, kamu malına zarar veren kişilerle, pasif direnişte bulunan kişilere aynı şekilde müdahale edilmesi, onların can ve mal güvenliğinin gözardı edilerek onlara zarar verilmesi hizmet kusuru teşkil etmektedir” denildi.

hayata dönüş
‘Hayata Dönüş’ operasyonundan bir kare…

Pasif direnişteydi

Arıkan’ın, F tipi cezaevlerinin faaliyete geçirilmesini önlemek amacıyla pasif direniş gösterdiği vurgulanarak, Kadınlar Koğuşu’nda, yangın çıkarttığı, olaylar sırasında kolluk kuvvetlerine silahla ya da herhangi bir kesici aletle saldırıda bulunduğu ve kendini yaktığına ilişkin dava dosyasında somut bir belge ve bilginin olmadığı kaydedildi.

Kararda, şu değerlendirme yer aldı:

“Dolayısıyla, pasif direnişteki mahkum ve tutukluların can güvenliğinin sağlanması yönünde gerekli önlemler alınmaksızın cezaevinde operasyon yapılması ve bu operasyon sonucu aktif direnişe katılmayan davacının yanması olayında, idarenin ağır hizmet kusuru ve tazmin sorumluluğu bulunmaktadır.”

Daire, İçişleri ve Adalet Bakanlığı’nın karar düzeltme istemini de 9 Nisan 2015’te reddetti.

‘Hayata Dönüş’ katliamına ‘şaka gibi’ savunma: Mahkumlar kendi kendini vurmuş!

‘Hayata Dönüş’ten herkes haberdarmış

‘Hayata Dönüş’te jandarmalar ‘kasten öldürme’den 735 yıl hapisle yargılanacak

AİHM’den ‘Hayata Dönüş’ kararı: Türkiye ‘yaşam hakkı’nı ihlal etti