MESUDE ERŞAN
@mesudersan
mesudeersan@diken.com.tr
International Planned Parenthood Foundation’ın (IPFF – Uluslararası Planlı Ebeveynlik Vakfı) verdiği hibeyle, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) ve Hatay Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle Hatay merkezde Kadın ve Üreme Sağlığı Hizmet Birimi açıldı.
Birimde, 15 günde 267 paket doğum kontrol hapı, 1788 adet kondom, 168 adet gebelik testi, 10 adet ertesi gün hapı bölgede çalışan diğer kuruluşlara ve kadınlara verildi.

Sağlık Bakanlığı aile planlamasıyla (doğum kontrol yöntemleri tedariki ve üreme sağlığı) ilgili hizmet verme görevini tüm ülkede olduğu gibi deprem bölgesinde de yerine getirmiyor.
HASUDER’in Hatay Büyükşehir Belediyesi’yle geliştirdiği projeye, IPFF hibe verdi. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin çadır alanında açılan birimde, bir hekim, iki hemşire, depremzede kadınlara yönelik aile planlaması danışmanlığı, cinsel ve üreme sağlığı, gebelik alanında erken tanı ve tedavi hizmetleri sunmaya başladı.
Diken’in sorularını yanıtlayan proje koordinatörü Prof. Dr. Türkan Günay, afet ve acil durumlarda cinsel sağlık, üreme sağlığı sorunları olduğunu söyledi.
Toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin ve özellikler de cinsel şiddetin, anne ve yenidoğan ölümlerinin, istenmeyen gebeliklerin ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardaki artışın en önemli sorunlar olduğunu söyleyen Günay, şunları dedi: “Önceki deneyimlere dayanarak yapılan bir hesaplama var. Afetlerden sonraki koşullar nedeniyle üreme çağındaki kadınların yüzde 2’si cinsel şiddete uğruyor. Buna göre yaklaşık 300 bin depremzede kadının cinsel şiddetle karşılayacağını bilmemiz ve hazırlıklı olmamız lazım.
Çadır alanlarında kadınlar düşünülmemiş
Çadır alanları kurulurken kadınların güvenliği için yeterli önlem alınmadığını vurgulayan Günay, şöyle devam etti: “Cinsel şiddetten kadınları korumak için alınması gereken önlemler belli. Yerleşimler çok sıkışık olmamalı, yalnız yaşayan kadınlar idari birime daha yakın çadırlara yerleştirilmeli, çadırkentlerin etrafı çevrili olması herkes girememeli, alan iyi aydınlatılmalı, erkek ve kadın tuvalet ve banyoları ayrı yerlerde, aydınlık ve içeriden kilitlenebilmeli, yardım ve güvenliği sadece erkekler sağlamamalı, kadınlar da çalıştırılmalı. Kadınlar korkudan tuvalete gitmemek için su içmediklerini ve yemek yemediklerini söylüyorlar.”

Cinsel şiddete uğrayana acil müdahale gerekiyor
Cinsel şiddetle karşılaşan kadınlara yönelik iki sağlık müdahalesinin derhal yapılması çok önemli.
İlki ertesi gün hapıyla (acil doğum kontrol yöntemi) gebeliği önlemek diğeri cinsel yolla bulaşabilecek HIV’e yönelik koruyucu retroviral tedaviye başlamak.
Baro ve savcılık ziyaret edilerek özellikle cinsel şiddetin artmasının beklendiği bilgisini verdiklerini söyleyen Günay, şunları dedi: “Cinsel şiddet sonrası istenmeyen gebeliğin önlenmesi için ilk beş günde kullanılması gereken hapları birimimizden temin edebileceklerini söyledik. Bu hap sadece bizim merkezimizde var maalesef. Bize ulaşan tüm başka kurumlara, kondom, doğum kontrol hapı, gebelik testi, alandaki başka gönüllü kuruluşların hazırladığı Türkçe, Arapça broşürlerden veriyoruz.”
Koşullar anne ve bebekler için ağır
Bölgedeki en büyük hizmet açığının üreme sağlığı hizmetlerinde (ve yaşlı sağlığı hizmetleri) görüldüğünü söyleyen Günay, şunları anlattı: “Kadınlara yönelik aile planlaması danışmanlığı, cinsel yolla bulaşan hastalıklarla mücadele çalışmaları çok zayıf. Planlanmamış ve istenmeyen gebelikler bu ağır koşullar altında anne ve bebek sağlığını tehdit eden yeni riskli durumlar yaratır. Birimde oral kontraseptif (doğum kontrol hapı) kombine oral kontraseptif, üç aylık enjeksiyon, kondom ve rahim içi araç gibi aile planlaması yöntemleri sunabiliyoruz.”
Kürtaj yapılmaması için sebep yok
Bölgede, istenmeyen gebeliklerin önlenebilmesi için doğum kontrol yöntemi yok.
Sağlık Bakanlığı temin etmese de ihtiyaç duyanlar, eczaneden, marketten, özel hastaneden ücretiyle kendine uygun yöntemi satın alabiliyordu.
Depremle bu şansları da kalmadı. Bunlar merkezden ücretsiz temin edilebiliyor. Ancak gebelik halinde kürtaj imkanı yok. Günay, “Sahra hastanelerinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı var, jinekolojik masa var, steril alet de var. Kürtaj yapılmaması için bir neden yok” dedi.
Son güç aya giren gebeye yakın takip
Birimin diğer önemli görevi anne ve yeni doğan ölümlerini engellemek.
Son üç ayına giren gebeler önemli. En azından yüzde 5-15’i sezaryene ihtiyaç duyacak. Nerede doğum yapacaklarının belirlenmesi, kontrolleri kadar önemli.
Bu gebelere ve etraflarındakilere ulaşarak olası risklerle ilgili bilgi verdiklerini belirten Günay, şöyle konuştu: “Anne ölümlerinin üç temel nedeni var. İlki gebe ve çevresindekilerin tehlike işaretlerini bilmemesi. İkincisi gideceği kurumla ilgili ulaşım ve iletişimin sağlanmaması, üçüncüsü de gittiği yerde sağlık personelinin gerekli desteği vermemesi. Etraflarındakiler riskleri bilirlerse hiç olmazsa daha erken dönemde sağlık kurumlarını götürebilirler.”
‘Herkes tek başına’
Deprem bölgesindeki yaraların tüm kurum ve kuruluşların birlikte, koordineli, işbirliğiyle çalışarak sarılabileceğini vurgulayan Günay, bunu yapması gereken kurumun Sağlık Bakanlığı olduğunu söyledi: “Böyle bir depremde bile herkes kendi başına. Sağlık Bakanlığının ‘Hadi arkadaşlar hep birlikte çalışıyoruz’ demeyen anlayışı çok üzücü. Kurumlar birbirinden haberdar değil. Bölgedeki bakanlık personelinin halleri çok iç acıtıcı.
Depremin ilk gününden beri çalışıyorlar, kalacak yerleri, duş olanakları yok. Ama onlar da insan. Dışarıdan gelen bakanlık personeli koordinasyonu yapmalı. Ama sadece AFAD ile değil. Türk Tabipleri Birliği, sivil toplum kuruluşları, gönüllülerle iş bölümü yapmalı.
Üç ay sürecek projenin saha koordinatörlüğünü Prof. Dr. Nazan Savaş ve Prof. Dr. Tacettin İnandı yapıyor ve gönüllü sağlık çalışanları da destek veriyor.