Bu tespiti yaptıktan sonra 23 Nisan’daki yani Biden açıklamayı yapmadan bir gün önceki telefon konuşmasına geçelim. Biden, ABD başkanlık koltuğuna oturduktan sonra Erdoğan ile ilk görüşmesini aslında “soykırım” ifadesini kullanacağını söylemek için ve bunun iki ülke arasında kaldırılamaz bir hasara neden olmasını engellemeye yönelik gerekli girişimleri yapmak için kullandı. Telefonda önceliği yüz yüze görüşmeye verdi. Önce 14 Haziran’da Brüksel’de toplanacak NATO liderler zirvesinde hem işbirliği alanlarını hem de sorunlu başlıklara yönelik diyalog stratejisini ikili bir görüşmede ele almak istediğini söyledi. Bu “iyi haber”den sonra da asıl meseleye geçti. 24 Nisan açıklamasında “soykırım” ifadesini kullanacağını ancak bunu Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilendirmeyeceğini anlattı. Hem bu görüşmede hem de Biden-Erdoğan görüşmesinin ardından başka seviyelerde yapılan görüşmelerde; Başkan’ın İstanbul için “Konstantinopolis”i kullanmasının gerekçesi olarak; “Türkiye Cumhuriyeti’ni konunun dışında bırakarak Osmanlı İmparatorluğu’nu sorumlu tutmak” gösterildi.