MESUDE ERŞAN
@mesudersan
mesudeersan@diken.com.tr
Kocaeli’nin Derince ilçesinde Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silosundaki patlamayı değerlendiren halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Çağatay Güler, tahıl tozu patlamalarının önlenebilir olduğunu söyledi.

Buğday, yulaf, arpa ya da buğday ve yulaf unu, buğday nişastası ve benzeri tozların kapalı alanda, havada asılı ve yüksek seviyede olması patlamaya zemin hazırlıyor. Tahıl tozu patlaması için kapalı alanda yüksek miktarda yakıt (buğday, arpa, yulaf vb. tozları), oksijen ve ateşleme kaynağı yetiyor.
Bu toz patlamalar çok yüksek enerjiye sahip. Yapıları yıkacak ya da çevredeki insanlara zarar verecek kadar kuvvetli basınç dalgaları oluşturabiliyor. Toz patlamasına maruz kalanlar genellikle yanan toz bulutunun etkisiyle yanarak veya uçuşan ekipman parçaları ve yıkılan duvarlar nedeniyle zarar görüyor.
Şeker, un, nişasta, süt tozu, kakao, hazır kahve, baharat, hazır çorba karışımları, krema ve puding toz karışımları gıda sektöründeki başlıca patlayıcı tozlar arasında sayılıyor.
Diken’e konuşan Güler, TMO silosundaki patlamaya yol açan muhtemel riskleri şöyle anlattı: “Tahıl ürünleri, özellikle un ve tahıl tozu gibi ince öğütülmüş parçacıklar havada belli bir yoğunluğa ulaştığında oldukça yanıcı hale gelir. Havadaki toz miktarı belli bir seviyeye ulaşınca, basıncın da artmasına bağlı bir kıvılcım ya da ateşleme kaynağı kolayca patlamaya neden olabilir. Ortamdaki oksijen, tahıl tozuyla karışınca patlama riski artar.”
Düzenli ve yeterli denetim kaza ve ölümleri önler
Bir diğer faktör aşırı sıcak hava. Ortamın sıcaklığının düşürülememesi de patlamayı kolaylaştırıyor. Yetersiz havalandırma, tahıl tozunun birikmesine yol açan önemli bir faktör. Güler, “Ortam temizliğinin yeterli ve düzenli yapılmaması da patlamayı kolaylaştıran durumlardan. Düzenli temizlik ve bakım, uygun havalandırma, depolama tesisleri ya da çevresinde çalışırken sıkı güvenlik kurallarına uyulması önemli faktörler” dedi.
Haberi yayına hazırladığımız dakikalarda üçü ağır 12 yaralı olduğu açıklanmıştı. Dolasıyla bu patlama aynı zamanda bir iş kazası. “… üreten bir fabrikada ‘henüz bilinmeyen bir nedenle’ patlama ve buna bağlı örselenme-yaralanma ya da can kaybı” haberlerinin sıklığının son zamanlarda arttığını vurgulayan Güler şöyle devam etti: “Bütün sorumluluğun yaşamını yitirenlere yüklenmesi büyük bir trajedi. Oysa bilen gözlerin yapacağı düzenli denetimler, tehlikenin varlığını kolayca belirleyerek riski ortadan kaldırabilir.”
Güler son yaşanan ve benzer kazaların sebepleriyle alınması gereken önlemleri hatırlattı:
*Kimyasal tehlikeler: Sanayi tesisleri genellikle kolay tutuşabilen ve yanıcı sıvılar, gazlar ya da kolay tepki veren maddeler gibi tehlikeli kimyasallarla uğraşır. Yanlış kullanım, uygun olmayan depolama, güvenlik yönergelerine uyulmaması; bu kimyasalların yanlış karıştırılması, yetersiz havalandırma, yetersiz kontrol sistemleri gibi etmenlerin de yardımıyla patlamalara neden olabilir.
*Araç gereç ve donanım bozuklukları: Kazanlar, basınçlı kaplar, boru hatları gibi arızalı ve bakımsız donanımlar patlamalara neden olabilir. Aşınma, yorulma, malzeme bozukluğu gibi sorunlar donanımı zayıflatarak yüksek basınç ya da sıcaklık koşullarında yıkıcı sorunlara yol açabilir.
*Ateşleyici ve tutuşturucular: Açık alevler, kıvılcımlar, elektrikli donanım arızaları ya da statik elektrik gibi tutuşma kaynakları, yanıcı maddelerin bulunduğu ortamlarda patlamaları tetikleyebilir. Potansiyel tutuşturma kaynaklarının kontrol edilememesi ya da ortadan kaldırılamaması felakete yol açabilir.
*İnsan hataları: Sanayideki kazalarda insan hatası önemli bir etmendir. Eğitim eksikliği, yetersiz denetim, yorgunluk ve kayıtsızlık olaylara katkıda bulunabilir. Çalıştırma işlemlerindeki hatalar, donanım ya da malzemelerin yanlış kullanımı, güvenlik yönergelerine uyulmaması patlamalara neden olabilir.
*Güvenlik önlemlerinin eksikliği: Güvenlik aygıtlarının olmaması, yanlış takılması, yangın söndürme sistemleri ya da acil durum müdahale planlarının olmaması ya da işlevsizliği gibi yetersiz güvenlik önlemleri, patlama olasılığını ve şiddetini artırabilir.
*Mevzuata uygunluk: Güvenlik düzenlemelerine ve standartlarına uyulmaması yaygın bir sorun. Güvenlik düzenlemelerinin yetersiz uygulanması, yetersiz eğitim, güvenlik önlemleri için ayrılan kaynakların sınırlı olması, patlamaların oluşmasına katkıda bulunabilir.
*Altyapının eskimesi: Bazı durumlarda sanayi tesislerinin altyapısı eskimiş olabilir. Donanım eskimesi, eskimiş güvenlik sistemleri ve yetersiz bakım, patlama riskini artırabilir.