Gülistan Doku soruşturması, genç kadının ‘kaybolması’nın üzerinden 6 yılı aşkın zaman geçtikten sonra yeniden gündeme geldi ve alışılmadık bir hızla ilerleyerek gözle görülür bir tablo yarattı.
Şu soru haklı olarak gündeme geldi: Ne oldu da soruşturma, dönemin Tunceli Valisine varıncaya dek bazı yüksek bürokratlara kadar ulaşabildi?
Ele geçen tüm soruşturma malzemesi gösteriyor ki Gülistan Doku’nun katli tüm yanlarıyla bir ‘devlet’ cinayeti. Dönemin valisi ve oğlu, valinin koruması, hastanenin başhekimi tutuklandı. Tunceli’nin o dönemdeki il emniyet müdürü dün ifadeye çağrıldı.
O dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Meclisteki iktidar grubunun Doku soruşturması karşısındaki tutumunu, arkadaşımız Zeynep Algedik Meclis tutanaklarından kazıyarak çıkarttı.
Gündemde olan iki temel tartışma zemini olduğunu hatırlatmakta yarar var. İlki, bu yaşananların, zamanı gelmiş hatta artık kendisini dayatmış bir tasfiye sürecinin aşaması olduğu yönünde…
İkinci yoruma göreyse tüm bu süreç, iktidarın, özellikle yargı alanında kaybettiği itibar ve meşruiyeti yeniden tesis etme, hiç değilse onarma çabası…