Bugün iktidar kendince devleti yeniden yapılandırma işine giriştiğine göre benzer hataları tekrarlama riski bir kez daha ortaya çıkmış demektir. Hatayı yalnızca ittifak yapılan aktörün kimliğine bağlamak yanlıştır zira asıl sorun sürece yön veren zihinsel kalıplardır. Devleti yeniden yapılandırmak, onu ele geçirmek ya da partiye/kişiye bağlamak gibi bir noktaya sabitlenirse sonuç ya cemaat devleti ya dikta yönetimidir. Demokratik mekanizmaları görmezden gelerek, eski müttefikin hasımlarını yeni ortak kılmak da sorunu çözmez. Gücü merkezileştirmek ve sermaye ile zor aygıtlarını bu güç arkasında konsolide etmek ise yeni bir çatışmayı doğurur. O nedenle bir an önce çoktan kaybettiğimiz demokratik zemine dönüşü programlamayız. Siyasi partiler kanunundan seçim sistemine, basın özgürlüğünden kurumlar üzerindeki dini vesayetin kalkmasına uzanan zorlu bir hattır bu ve tüm demokrasi güçlerini içermelidir.