Maliyet baskısı, bazı işletmeleri daha riskli yollara itiyor. Son dönemde denetimlere de yansıyan şekilde, lahmacundan köfteye, kebaptan hazır yemeklere kadar birçok üründe dana eti yerine tavuk eti, sakatat ya da farklı karışımların kullanıldığını görüyoruz.
Gıda enflasyonu tağşişi artırıyor. Hatta yarış atlarının kesilerek dana eti diye piyasaya sunulduğu örnekler, sorunun boyutunu gözler önüne seriyor.
Yani mesele artık sadece pahalılık değil; aynı zamanda gıda güvenliği ve halk sağlığı meselesi. Çünkü fiyat arttıkça, tağşiş riski de büyüyor.
Bu zincirin kırılacağı yer ise belli: Tarla. Üretim maliyetleri düşmeden, çiftçi desteklenmeden ve tarımsal girdiler sübvanse edilmeden bu yangının sofrada sönmesi mümkün görünmüyor.
Aksi halde, tarladan markete, oradan restorana uzanan bu fiyat sarmalı, yalnızca bütçeleri değil, ağzımızın tadını da kalıcı biçimde bozacak.