İtiraf niteliğinde bir açıklamaydı. Unutulmazlar listesindeki haklı ve şanlı yerini kaybetmesini hiç istemem. O yüzden her yeri geldiğinde “Böyle de bir şey olmuştu” diye hatırlar ve hatırlatmak isterim. “Erdoğan giderse tam bir felaketle karşı karşıya kalırız” diyen AKP iktidarının koşulsuz destekçisi, eski Sabahattin Zaim Üniversitesi rektör yardımcısı Prof. Bülent Arı, “Okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor” demişti. Bu sözlerin bir ‘eğitimcinin’ ağzından dökülüyor olması durumun vahametini artırmıştı. Sonrasında eski Bakan Taner Yıldız da katıldığı bir televizyon programında, eğitim seviyesi arttıkça partisi AKP’nin hitap ettiği alanın daraldığından ve oylarının azaldığından bahsetmişti. Denebilir ki, o dönem AKP’de bu konu dert edinilmiş, üzerine düşünülmüş. Peki sonrasında ne mi oldu? Ülkenin köklü lise ve üniversitelerine adeta savaş açıldı, kayyım rektörler atandı, hocalar okullarından uzaklaştırıldı, öğrenciler uluslararası testlerde yere çakıldı. AKP iktidarı, “öncesinde doktorlar bizi azarlardı, şu an biz doktor beğenmeyip doktor dövüyoruz, o rahatlıktayız” diyen seçmeninin ‘o rahatlığından’ kaygı duymadığı gibi, ‘düşman’ doktorlara kapıyı göstererek yoluna devam etti.