Gökçer Tahincioğlu: Dargeçit katliamı hesabı sorulmadan zamanaşımıyla kapatıldı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Mardin Dargeçit’te, 1995 yılının ekim ayından itibaren insanlar ortadan kaybolmaya başladı. Küçük, herkesin herkesi tanıdığı bir ilçe.

Köylerden merkeze gelenlerin bile birbiriyle akraba, hısım oldukları Dargeçit.

29 Ekim 1995’teki ilk kayıp vakasından sonra listeye durmadan yeni isimler eklendi.

1996’nın mart ayına gelindiğinde biri uzman çavuş, üçü çocuk sekiz kişi kayıptı.

Nerede olabileceklerini biliyordu elbette Dargeçitliler, ne yapılmış olabileceğini de…

Aslında herkes biliyordu ama olağan karşılanıyordu her şey.

Ne de olsa bölgede terör vardı. İnsanlar ortadan kaybedilebilir, enselerinden vurulabilirdi.

Durup dururken insanlara terörist denilebilirdi.

Mahkemeye, savcılığa, emniyete ne gerek vardı kestirmeden halletmek varken.

Çocuk da olsa söz konusu edilenler, onların da büyüyünce ne olacakları belliydi!

“Kürt kardeşlerimiz” kaybolunca yargının da acelesi olmaz. Tam 19 yıl kayıp soruşturmalarında dosyanın kapağı kaldırılmadı.

Soruşturma aşamasında, Dargeçitliler’in gösterdikleri kuyular kazılmış, kemikler bulunmuştu. Adli Tıp, bu kemiklerden bazılarının kaybedilen Davut Altınkaynak ve Nedim Akyön’e ait olduğunu kayıt altına aldı.

Ancak sanıklar hâlâ tutuksuzdu ve duruşmalara bile gelmiyordu. İnsanların öldürülüp kuyuya atıldıkları netti ancak bu tutuklama için yeterli görülmüyordu.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, geçen hafta karara bağladı beraatle sonuçlandırılan davayı. Beraat kararlarını değerlendirmedi Yargıtay, zamanaşımı süresini hesapladı ve davanın düşürülmesine karar verdi. Dargeçit katliamı, hesabı sorulmadan, sorumluları cezalandırılmadan zamanaşımıyla kapatıldı.

Gökçer Tahincioğlu’nun yazısı