Antalya’da Gezi eylemleri sırasında müzisyen Mustafa Düştegör’ü sopa ve coplarla dövüp yerde sürüklediği ileri sürülen polis memuru A.O.P., görüntülerdeki kişinin kendisi olduğuna yönelik raporu yalanladı, Antalya Emniyet Müdürlüğü’nde görevli aynı ismi taşıyan ‘amcaoğlu’nu işaret etti.
Rapor: Dövüldü, yerlerde sürüklendi, polis müdahale etmedi

A.O.P.’ın ‘işkence’ suçlamasıyla 18 yıl, biri amir beş polis memurunun da ‘görevi kötüye kullanma’ suçlamasıyla altışar ay hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın ilk duruşması, 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmaya polisler A.O.P., H.Y,, S.S., B.Ş., A.S., B.Ş. ile şikayetçi Mustafa Düştegör, her iki tarafın yakınları ve avukatları katıldı.
Mustafa Düştegör’ün avukatı Hakan Evcin tarafından elde edilen dayak ve yerde sürüklenme görüntülerine ilişkin Ulusal Kriminal Bürosu tarafından hazırlanan ve savcılık tarafından mahkemeye sunulan raporda, A.O.P.’ın Düştegör’e vurduğu ve sürüklediği, diğer beş polisin de bu duruma müdahale etmediği tespitine yer verildi.
‘Benle aynı ismi taşıyan amcaoğlum var’
Polis memuru O.A.’nın, Düştegör’e vuran ve yerde sürükleyen kişinin A.O.P. olduğunu söylediğine yönelik ifadesi de duruşmada gündeme geldi.
18 yıla kadar hapsi istenen A.O.P. ise savunmasında, olay gecesi Valilik civarında görevlendirildiğini, Kaleiçi’nde görev yaptığını, ancak müştekiye karşı suç işlemediğini söyledi.
Görüntülerdeki kişinin kendisi olduğuna yönelik Ulusal Kriminal Büro raporundaki ifadenin de doğru olmadığını öne süren A.O.P., “Sadece arkadaşlarımdan O.A. benim olabileceğimi söylemiş, o da yanılıyor. Ben O.A. arkadaşımızı olay tarihi itibariyle tanımıyorum. Beni görmüş olduğunu da düşünmüyorum” dedi.
A.O.P., Antalya Emniyet Müdürlüğü’nde görevli aynı ismi taşıyan amcaoğlu olduğunu, onun olay mahallinde görevlendirilip görevlendirilmediğini bilmediğini ifade etti. Diğer sanıklar da Düştegör’ü yerde sürükleyen kişiyi görmediklerini belirtti.
Tanık ifadesi: Müdahale etmek isteyince bana da vurdular

Polis işkencesine maruz kalan müzisyen Mustafa Düştegör ise Cumhuriyet Meydanı’ndaki eyleme yönelik polis müdahalesi başlayınca Kaleiçi’ne kaçtığını, sanıklar arasında bulunmayan bir polisin yakasından tutarak, ‘Bunu nereye gönderelim’ dediğini aktardı.
Düştegör bu sırada arkasından birinin fularını çekerek geriye doğru sürüklediği ve birden fazla kişinin cop, sopa ve elle kendisine vurduğunu anlattı. 10 metre kadar geri geri yerde sürüklendiğini ve başına gelen sert cisim darbesiyle bayıldığını ifade eden Düştegör, gözlerini hastanede açtığını söyledi.
Olay günü Düştegör’ü taksiyle hastaneye götüren görgü tanığı Kenan Cinkiş de, olay anında Kaleiçi’nde bulunan polislerini tümünün Düştegör’e vurduğunu, müdahale etmek istediğinde kendisine de şiddet uygulandığını anlattı.
Ali İsmail Korkmaz gibi öldürülmek istendi
Davada Mustafa Düştegör’ü savunan avukatlardan Münip Ermiş, bütün sanık polis memurlarının olay mahallinde olduğunu, sanıkların işkence suçuna katılmaları nedeniyle işkence suçu için ek savunma verilmesi gerektiğini söyledi.
Avukat Hakan Evcin de işkenceyle suçlanan polis memuru A.O.P.’ın Facebook hesabına ait 13 sayfalık çıktıyı mahkemeye sundu. Evcin tıpkı Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan gibi Mustafa Düştegör’ün de öldürülmek istendiğini ve ‘öldü’ diye bırakılıp gidildiğini belirterek, adam öldürmeye teşebbüsten de yargılanmaları ve polislerin tutuklanmalarını talep etti.
Mahkeme heyeti, davaya katılmayan diğer tanıkların dinlenmesi, Düştegör’ün yüzünde oluşan sabit esere (kalıcı yara izi) ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevki, tüm sanık polislerin teşhise elverişli biometrik yöntemle fotoğraflarının çekimine karar verdi. Duruşma, 2 Nisan tarihine ertelendi.