Füsun Sarp Nebil: Teknoloji çağının en dürüst ama en tehlikeli cümlesi 

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yapay zekâ ile ilgilenenler haftasonu yeni bir tartışmanın içine daldı. Çünkü, Palantir Technologies CEO’su Alex Karp’ın yayınlanmak üzere olan kitabının özeti olduğu belirtilen 22 maddelik metin, sektörün içinden, dışından herkesi şaşırttı. Doğrusunu isterseniz, bu bir özetten ziyade manifesto. Ve bu manifesto, teknoloji dünyasının maskesini indiriyor.

Bu bir teknoloji tartışması değil, güç ilanı. Karp’ın söylediği şey basit ama sert “Yapay zekâ, Batı’nın askeri gücüdür”. Bu cümle, bugüne kadar anlatılan bütün “yapay zekâ insanlık içindir” masallarını bitiriyor.

Bugüne kadar bize anlatılan neydi? Yapay zekâ insanlığı ileri götürecek, verimlilik artacak, hayat kolaylaşacak vs vs. Palantir ise başka bir şey söylüyor: “Yapay zekâ, batı’nın askeri üstünlüğünün ana aracıdır” diyor. Bu cümle, teknoloji çağının en dürüst ama en tehlikeli cümlesi olarak tarihe geçti.

Yani, Palantir’in anlattıkları klasik bir ürün tanıtımı değil. Bu, teknoloji şirketlerinin kendilerini devletin uzantısı olarak konumlandırması olarak anlaşılıyor. Zaten Palantir de bunu saklamıyor. “AI silahlarının yapılacağı kesin, mesele kimin yapacağı” diyor.

Tabii ki konuya Türkiye açısından bakıyoruz. Çünkü bu tartışma yalnızca “uzaktaki ABD’nin bir meselesi” değil. Türkiye’nin geldiği durumun artık konuşulması gerektiğini her zamankinden daha fazla görüyoruz. Yani, yapay zekâ altyapısını kim kuracak, veri kimin kontrolünde olacak (veri egemenliği), savunma sistemleri kimin yazılımına bağlı olacak gibi soruları tartışmak ve cevap üretmek gerekiyor.

Füsun Sarp Nebil’in yazısı