Biz bugünlerde Hürmüz Boğazının yarattığı fiziksel petrol sıkıntısından bahsediyoruz ama benzer bir sorun internet konusunda yani siber dünyada olabilir ve bu fiziksel dünyayı (mesela ekonomiyi) fena halde edileyebilir. Çünkü bu bölgeden geçen bolca denizaltı kabloları, bölgesel değil, Uzakdoğu, Ortadoğu, Avrupa arasında adeta köprü durumunda.
Batılı uzmanlar denizaltı kablolarının, tehdit modelinde yer aldığını, ancak şimdilik savaşın her 2 tarafının da kabloları bilinçli bir şekilde hedef almaktan kaçındıklarını söylüyor. Çünkü bu bölgedeki denizaltı kabloları çok küresel ve bu nedenle çok kritik. Dolayısıyla hedef alındıklarında aksayacak şey tüm dünyanın ekonomisini çöktürecek kadar büyük. Ancak “şimdilik” dedik. Çünkü savaş genişlerken, işin içine Hutiler ve Suudiler girerken, saldırı riskinin artacağı biliniyor.
Denizaltı kabloları tüm küresel internet trafiğini ve bulut trafiğini (AWS, Azure, Google) taşırlar. Dolayısıyla finansal işlemler, ticari işlemler, eğitim, sağlık ve her türlü verileri ve iletişimi sağlarlar. Stratejik açıdan, bu kablolar petrol boru hatları ve deniz yollarının dijital karşılığıdır. Bugün dünya ile haberleşmenin temelindeki yapılardan birisi bu denizaltı kablolarıdır.
Tek bir olay büyük bir misillemeyi tetiklemese de bir örüntü tetikler. Bir koridorda birden fazla kabloya ya da iniş istasyonlarına fiziksel saldırı düzenlenirse, onarım gemileri engellenirse, kesinti askeri veya devlet sistemlerini etkilerse ve finansal akışlar önemli ölçüde bozulursa, sorun büyür ve bu noktada, bir kablo saldırısı “telekom sabotajı” olmaktan çıkar ve stratejik altyapı savaşına dönüşür.