Flört uygulamalarında yapay zeka tuzağı: Chatfishing

Bir zamanlar insanlar ‘Bihter Hanım, siz yıldırım aşkı nedir bilir misiniz?’ gibi ödünç flört cümlelerine kanardı; şimdiyse flörtleşirken bilgisayar üretimi çekiciliğe ve nüktedanlığa karşı tetikte olmak gerekiyor.

Fotoğraflar: Pexels

The Guardian’ın aktardığına göre 36 yaşındaki işletme sahibi Rachel, son üç haftadır yazıştığı adamla ilk kez buluşmak için bir barın önünde bekliyordu. Flört uygulaması Hinge’de eşleşmişlerdi. Kısa sürede derin bir bağ kurduklarını anlatıyor Rachel:

‘‘Hep ucu açık sorular sorması öyle iyi hissettiriyordu ki. İlişkilerde bağlanma stilleri hakkında okuduğunu anlatıyordu. Böylece kendimi daha iyi tanımama yardımcı oluyordu. Tam aradığım insandı. Sanki beni daha derin bir yerden anlamaya çalışıyordu. ‘Nasılsın, naber’ gibi sıradan mesajlar yerine düşündürücü sorular soruyordu.’’   

Rachel eşleştiği adamla her gün yazışmaya başlamıştı. Kimi zaman geyik yaparak ‘Ketçap mı, mayonez mi’ gibi nispeten gülünç meseleleri tartışıyorlar, kimi zaman çocukluk travmaları veya aşktan beklentiler gibi daha derin meselelerden söz açıyorlardı. 

Rachel uykusundan feragat edip gece geç saatlere kadar telefon ekranına bakıyor, yazışmalara gömülüyordu: ‘‘Konuştuklarımız kişisel gelişim kitabından fırlamış gibiydi. Kim olduğumuz ve hayattan ne beklediğimiz gibi özel meseleleri konuşuyorduk.’’

‘Sanki hiç konuşmadığım biriyle oturuyordum’

Rachel barın önünde beklerken çok heyecanlıydı. Adam nihayet geldi, selamlaştılar, içeri geçtiler. Hakikaten de kibar, hoş biriydi. Fakat Rachel bir tuhaflık sezmişti. Sanki daha önce hiç iletişim kurmadığı bir yabancıyla konuşuyordu. 

Masaya iki bardak bira geldi. Sıkı bir muhabbet için bütün koşullar hazırdı. Ama Rachel beklediği kıvrak zekayı ve nüktedanlığı bulamadı. Sohbet bir türlü akmıyordu. Adam konuşurken tekliyor, ara sıra telefonunu kontrol ediyordu. Rachel’ın soruları karşısında rahatsız gibiydi. 

‘‘Sanki hiç konuşmadığım biriyle oturuyordum’’ diyor Rachel. ‘‘Uygulamadaki gibi iletişim kurmaya çalıştım ama yok, karşılık alamadım. İşte o anda içime bir kurt düştü: Yoksa bu adam üç hafta boyunca yapay zeka mı kullanmıştı?’’ 

Rachel yine de acele etmedi. Şüphelerini bastırıp bir şans daha tanıdı. Belki sadece heyecanlanmıştır, diye düşündü.

Fakat daha önce de ‘Chatfish’lenmişti (internette kimliğini olduğundan farklı göstermek, yapay zekayla kandırılmak). Baktı ki ikinci buluşmada da işler düzelecek gibi değil, ilişkiyi başlamadan bitirdi. 

Rachel, ‘‘Daha önce birkaç kez ChatGPT’yle yattım ben! Bir daha olsun istemiyorum’’ diyor ve şöyle ekliyor: ‘‘Belki çok saftım ama insan aşkı ararken birinin anlamlı şeyler yazdığını, biriyle aynı telden çaldığını görünce mantıklı düşünemiyor. Yani, ‘bu kesin bot hesaptır’ diyemiyor insan. Aksine, beyaz atlı prensini bulduğunu sanıyor.’’

25 yaşındaki İngiliz Jamil, tam bir ‘Chatfisher’ olduğunu kabul ediyor. Yani internette mesajlaşırken ChatGPT gibi yapay zeka sohbet botları kullanarak kendini olduğundan daha zeki, komik ya da duygusal gösteriyor.

Fakat Jamil meselenin kandırmaktan ibaret olmadığını söylüyor. Ona göre yapay zeka, flörtleşmenin o içinden çıkılmaz jargonunu çözmenin bir yolu. 

‘‘Neymiş efendim, bağlanma stiliymiş’’ diye söyleniyor Jamil. ‘‘Bu uygulamalardaki bütün kızlar bir ‘aşk dili’ tutturmuş gidiyor. Tam bir saçmalık. Bir de bu konulardan bahsetmeyince hemen ‘senden olmaz’ı yapıştırıyorlar.’’

Jamil başta ChatGPT’ye çaresizlikten başvurmuş. Hem işlerle boğuştuğu hem de etkilemek istediği bir kızla sohbeti sürdürmeye çalıştığı döneme denk gelmiş.

‘‘ChatGPT’ye ‘kaçıngan bağlanma stili’nin anlamını sordum. Çünkü yazıştığım kız bu stilde bağlandığını söylüyordu. ChatGPT bu kavramı açıkladıktan sonra ‘Bir yanıt hazırlamamı ister misin?’ diye sordu, ‘evet’ dedim. Zaten o gün kafam pek iyi çalışmıyordu. İşim başımdan aşkındı. Tabii kızın tam benlik olduğunu düşündüğüm için sohbeti sürdürmek istiyordum.’’

ChatGPT’nin Jamil için bulduğu esprili yanıt işe yaramış: ‘‘Sanırım benim bağlanma türüm yapışkan, ama eğlenceliyimdir, hiç sıkmam.’’ 

Kız kahkaha emojileri yollamış. Jamil de bunu fırsat bilip çok yoğun olduğunu ve ona daha sonra yazacağını söyleyivermiş. 

‘‘Sonra yanıt olarak bana buluşma teklif etti. Çok şaşırdım. ChatGPT hakikaten de iş görüyordu!’’ diyor Jamil.

‘Sanırım ilk kez yaptığımın yüzsüzce olduğunu düşündüm’

ChatGPT bir yapay zeka dil modeli (LLM). Gemini, DeepSeek gibi bu tür modeller, sohbetin içeriğini anlamaktan çok dildeki örüntüleri ayırt ediyor.

Yani sohbet botu önce karşıdaki kişinin yanıtlarındaki anahtar sözcükleri ve temaları yakalıyor, sonra bunları espriye, iltifata ya da belli başlı göndermelere dönüştürüyor. 

Örneğin Jamil’in ‘güzelmiş’ yazıp geçeceği mesajlara, kızın Bali sevgisine gönderme yaparak hindistan cevizli kokteyllerle ilgili espri patlatabiliyor.

Jamil kimseyi kandırmadığını savunuyor. Ona göre esas mesele uygulamayı ‘hacklemek’

‘‘Flört uygulamaları zaten herkesin aleyhine işliyor. Dikkat çekebilmek için yüzlerce kişiyle rekabet ediyorsunuz. Kaldı ki çoğu zaman iki-üç mesajdan sonra konuşma bitiyor. Eğer beni öne çıkaracaksa neden ChatGPT kullanmayayım ki?’’

Yine de vicdanını sızlatan bir hadise başına gelmiş. Bir kızla flörtleşirken her zamanki gibi kopyala-yapıştır yaparak zor anlarda ChatGPT’ye sığınıyormuş.

Konuştuğu kız bir akrabasını kaybettiğini ve epey üzgün olduğunu anlatırken Jamil, ChatGPT’nin yardımıyla tam bir empati ustası gibi davranarak kızın acısını dindirmiş.

‘Başına gelenler için o kadar üzgünüm ki…’, ‘bütün bunlara dayanmak zor olmalı’, ‘bana güvenip içini döktüğün için teşekkürler’ gibi teselli cümleleri yazdığını (yoksa kopyala-yapıştır yaptığını mı demeli!) hatırlıyor Jamil. 

Kız öyle etkilenmiş ki, yüz yüze ilk buluşmalarında zor zamanında yanında olduğu için Jamil’e teşekkür etmiş. 

Fakat Jamil berbat hissediyormuş: ‘‘Sanırım ilk kez yaptığımın yüzsüzce olduğunu düşündüm. Kıza ChatGPT kullandığımı söylemedim ama o günden sonra mesajları hakikaten kendim yazmaya başladım.’’  

Yapay zeka çağında flört: ‘Chatfishing’

İlişki uzmanı Paul C. Brunson’a göre yapay zeka, birçok kişinin başkalarıyla iletişimini kolaylaştıran ‘harika’ bir araç: ‘‘Yapay zekanın pek çok insana yardımcı olma potansiyeli var. Tabii kişinin ne ölçüde bağımlı olduğuna ve hangi amaçla kullandığına bağlı.’’

Brunson’ın flört tavsiyesi şu: Eşleştiğiniz kişiyle bir an önce buluşun.

”Böylelikle davranışlarını gözlemleyip güvenilir olup olmadığına karar verebilirsiniz. Hem aklınızdaki birçok soruya da yanıt bulursunuz: Fiziksel olarak çekici mi? Yüz yüze iletişimi nasıl? Sonuçta yapay zeka bunların hiçbirini etkileyemez, yalnızca buluşmaya kapı aralayabilir.’’ 

Flört uygulamaları ilk çıktığında, hiçbir açıklama yapmadan ortadan kaybolmak anlamına gelen ‘ghosting’ yaygın bir terimdi; adeta ‘dijital çağda flört’ü tanımlıyordu. 

Şimdiyse ‘yapay zeka çağında flört’ün ruhunu tanımlayan bir sözcük var: ‘Chatfishing’.

ChatGPT’nin romantik ilişkilerimize bile sızması bir tür tükenmişliğin belirtisi olabilir. Yıllarca süren sağa-sola kaydırmalardan ve tutuk sohbetlerden sonra -tıpkı dondurulmuş yemek gibi- hazır espriler sunan dijital bir flört koçuna ‘hayır’ diyebilmek zor olmalı. 

Flört uygulamaları, romantizmi, sınırsız seçeneklerle dolu bir piyasaya dönüştürüyor; bu sırada bizler ‘en iyi haline’ getirilmesi gereken metalara dönüşüyoruz. 

Gelgelelim bir insanla bağ kurmanın kestirme yolu yok. Brunson flört uygulamalarının farklı adlandırılması gerektiği görüşünde:

‘‘’Tanışma uygulamaları’ dense daha isabetli olur. Zaten potansiyel olarak eşleşebileceğiniz kişileri size tanıtmak için tasarlandılar. İşin geri kalanı yüz yüze yapılmalı. Kimyamızın tutup tutmadığını ancak o şekilde anlayabiliriz. Ve bu konuda hiçbir algoritma bize yardım edemez.’’ 

Flörtleşme uygulamalarından bıkanlara yedi öneri