Fırat Aydınus: Fenerbahçe maçın psikolojik baskısını kaldıramadı, iki puanı sahada bıraktı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Beşli savunmaya karşı planı olmayan ve farklı aksiyonlar alamayan bir F.Bahçe vardı ilk yarı. İlk 10 dakika Konya biraz daha iştahlı ve konsantrasyonu yüksek gözükse de oyun bu dakikadan sonra durağan bir hale geldi. Yavan, temposuz, pozisyonuz bir müsabaka seyrederken Ferdi-Ahmet Oğuz sürtüşmesi sonrası ilk yarının son 10 dakikası biraz hareketlenir gibi oldu. F.Bahçe adına ilk yarı elle tutulur bir tek auta giden Dusan Tadic’in şutu vardı. Bunun haricinde de Edin Dzeko ve Mert Hakan’ın iki cılız denemesi…

Evet, rakibin puan kaybı yaşamasını beklerken ve farklı galibiyetinden bir gün sonra çıkılan maçta motivasyon ve konsantrasyon eksikliğinin olması normal olabilir, mental düşüklük de kabul edilebilir… Ama F.Bahçe ilk yarı hevesi kaçmış, ümitsizliğe düşmüş, inancı kalmamış bir görüntü çizdi. Futbolcuların çoğundaki vücut dili bu intibayı bıraktı.

2. yarı başlarken İsmail Kartal her zamanki gibi sıkışan bu tür oyun ve skorda Batshuayi ile birlikte Mert Müldür‘ü sahaya sürerek iki değişiklik yaptı. İkinci yarının başlamasıyla kısmen de olsa bir baskı kurma isteği vardı fakat art arda gelen sakatlık ve zorunlu değişiklikler belki kafadaki planları bir nebze sekteye uğrattı. Ancak F.Bahçe 60. dakikadan sonra daha baskılı ve golü isteyen bir oyun oynamaya başladı 62 ve 63. dakikalarda üst üste Dzeko ve Slowik düellosu yaşandı. Özellikle bu dakikalarda Mert Müldür ve Cengiz Ünder sağ kanadı efektif kullandı ve Fenerbahçe açıkçası ilk yarının tam tersine pozisyonlara girdi. Dzeko ve Batshuayi’nin kafa vuruşları autla sonuçlandı. Serdar Dursun’u oyuna alarak son kozlarını oynayan İsmail Kartal adeta ‘ya herro ye merro’ dedi.

Fırat Aydınus’un yazısı