'Fil Adam' ve daima tiyatro

Gerçek bir yaşam öyküsünden uyarlanan ‘Fil Adam’ oyununda, iki genç oyuncu Y. Güney Tinin ve Alp Alpergun zor bir metne sahnede hayat veriyorlar.

Joseph Merrick. 1800’lerin İngiltere’si. Sanayi devrimi insanların yavaş yavaş hayatını değiştirmeye başlamış. 1852 yılının Ağustos ayında Merrick’in doğduğu şehir olan Leicester bugün olduğu gibi o gün de çirkin ve sevimsiz binaları, çoğunlukla göçmen nüfusu karanlık ve sıkıntılı bir Ortadoğu kenti gibiydi.

Yani ‘Fil Adam’ daha hayata başlarken pek şanslı değildi.

Aslında beş yaşına kadar belirgin bir hastalığı yoktu.

Hatta okula bile başladı. 

Sonra bedeninde ne olduğunu bilinemeyen değişiklikler başladı. Kafası tuhaf biçimde bir yumuşak doku üretiyor, sağ kolunda bir kitle büyüyordu. Yüzü, dudakları, ayakları yavaş yavaş bu değişime katıldı. Alnında bir kemik çıktı.

Annesi öldüğünde Merrick 12 yaşındaydı; artık tuhaf bir yaratık halini almıştı.

Kendisinden sonra doğan kardeşleri de çiçek ya da kızıl gibi hastalıklardan öldü. 

O yılların İngiltere’sinde olağandı bu ölümler. Şehirlerin sokaklarında pislik akıyor, işçi aileleri ile sokak kadınları ucuz olsun diye, aynı küçük dairelerde araya bir perde gererek yaşıyorlardı.

Ne kapitalizmin kazanma hırsı tükendi ne beyaz Avrupalı’nın kendini beğenmişliği. Sömürgelerden gelen siyah derili insanların halka teşhir edilerek üzerlerinden para kazanılması alışılageldik bir durumdu.

Joseph Merrick de görüntüsü nedeniyle ailesi dahil her yerden dışlanınca Sam Torr adlı bir ‘teşhirci’nin eline düşerek Londra’ya getirildi. Artık sokaklarda sergileniyor, karşılığında para alınıyor, ancak evcil olmayan bir hayvan gibi yerlerde yatırılıyordu.

Ancak hayatında bir kez de olsa şans yüzüne güldü. Sergilendiği dükkan Londra Hastanesi’nin karşısındaydı. Onu gören Frederick Treves adında bir doktor himayesine aldı.

Aslında hikaye burada bitmiyor fakat kalanını da Kadıköy Öykü Sahne’de, ‘Fil Adam’ı canlandıran Y. Güney Tinin ile Torr ve Treves’i canlandıran Alp Alpalpergun’dan izleyin. Her iki oyuncu da deneysel bir sahne üzerinde, oyunu oldukça başarılı biçimde sergiliyorlar.

Son derece hüzünlü bir yaşam öyküsünü izlerken, acıyı iliklerinizde hissediyor ancak katarsizme yakalanmıyorsunuz. Fakat oyundan çıktıktan sonra içinizde ağır bir soru yumağı oluşuyor.

Teşhir etmek/edilmek; insanlık bu hastalığından vazgeçebildi mi? Uygarlık dediğimiz makineler bizi daha iyi insanlar yapabildi mi? Dr. Treves’in pişmanlığı her birimizin gündelik hayatında tekrar tekrar yaşanmıyor mu?

Tiyatro yapmak. Bir prodüksiyonu ticari kaygıların da ötesine geçerek tutkuyla sahneye yansıtmak, sanırım dünyanın zor fakat en mutluluk verici işlerinden biri… Gencecik ekibin her birinin yüzünde bu tutkuyu ve mutluluk ışıltısını ayrı ayrı görüyorsunuz. Hayalleri, heyecanları ve anlattıklarına bakarsanız; önümüzdeki günlerde de farklı projelerle seyirci karşısına çıkmaya hazırlandıklarını görmek mümkün. Belki de Y. Güney Tinin’in dediği gibi “Daima tiyatro”… Bize hayatı yaşanmaya değer bir anlam içinde gösterebildiği için!

Oyunda ‘Fil Adam’ın çirkin görüntüsü altındaki doğaya duyarlı, ince ve hassas kişiliği, dokunulmak ve sevgiyi yaşayabilme isteği kaba bir çerçeve çizilmeden sahneye aktarılmış.

Böylesi zor bir metni sahneye uyarlayan, oyunun Amerikalı yönetmeni Neil S. Fleckman’ın da öyküyü ustaca yorumlaması son derece etkili. Sahneyi çok sade biçimde kurgulayan Fleckman gereksiz her türlü ayrıntıyı ortadan kaldırarak seyirciyi tamamen Merrick’in öyküsüne odaklıyor. Genç oyuncular da yaklaşık seksen dakikalık, tek perdelik bu süreyi tempoyu bir an olsun düşürmeden kullanıyorlar.

Oyunun müziklerini yapan Umut Deniz Topçuoğlu, dramaturg Ece Alpergun, etkili kostüm tasarımıyla Elçin Baştaymaz; ışık tasarımda da gördüğümüz Y. Güney Tinin zor olanaklarla etkili bir iş çıkartmışlar.

Bu etkileyici hikâyenin yıllar önce usta yönetmen David Lynch tarafından beyaz perdeye aktarıldığını da anımsatalım.

Ay sonuna kadar, Öykü Sahne’de dört kez daha, 16-18-20 ve 30 Ocak tarihlerinde sergilenecek oyun, insana farklı bir açıdan ve acıdan bakmak isteyen tiyatro severleri bekliyor.