Her ne kadar birer kapitalist işletme olsalar da, eskiden gazeteler belirli ailelerin işiydi ve onların yegane işiydi. Şimdilerde kırk tarakta bezi olan kapitalist grupların işi… Bu durum, medyanın inkârı, kendi varlık nedenine külliyen yabancılaşması demektir… Böylesi bir durum söz konusuyken, medyadan ‘doğru ve gerçek’ haber beklemek, devletin aşırılıklarını, işkenceyi, yolsuzlukları, rüşveti. vb. açık etmesini beklemek iyimserlik olur… Birçok ülkede medya, sayıları beşi, altıyı geçmeyen sermaye gruplarının işi haline gelmiş bulunuyor…
İnsanların gerçeğe, sermaye ve devlet medyasının da yalana, tahrifata, çarpıtmaya, yok saymaya, gizlemeye ihtiyacı var… Böyle bir durum ortaya çıkmışken, bu alanı yalan cephesine bırakmamak, “Büyük İnsanlığın”, ezilen-sömürülen geniş kitlelerin ihtiyacı olan bir medya yaratmak için harekete geçmek gerekiyor ve bu mümkün… Ezenlerin/sömürenlerin medyasına karşı, ezilen ve sömürülenlerin, yoksulların medyası neden mümkün olmasın? Unutmamak gerekir ki, insanlığın kurtuluşu öncelikle ideolojik kölelikten kurtulmakla mümkün ve medya alanına müdahale bu bakımdan kritik önem taşıyor…