Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezî sınavın sonuçları bugün açıklanıyor.
Yaklaşık bir milyon öğrenci için Temmuz ayı, tercih ve kayıt heyecanı ile geçecek. Anne-babalar, en çok da anneler, çocuklarından daha çok kaygılanacak, sürekli ”daha iyi okul” için uğraşacak. Daha yüksek puanlı okul, her zaman ”daha iyi” okul olmuyor ama gel de bunu annelere anlat!
Bu süreçte çocuklara pek de fikirleri sorulmayacak, tek kriter ”puanın yettiği en üstteki okul” olacak.
”Çocuğun, onun için çok istediğin bu okulda acaba mutlu olacak mı?”, ”Daha düşük puanlı diye küçümsediğin okuldaki öğretmenler belki de çocuğunun ufkunu açacak”, ”Çocuğun hayalindeki meslek için senin istediğin okul pek de uygun olmayabilir” gibi cümleler annelerin bir kulağından girip, diğerinden çıkacak.
Birkaç yıl önce çok yakın tanık olduğum bir örnek vereyim. Öğrencinin puanı Nişantaşı’nda bir anadolu lisesine yetiyor, kayıt yaptırılıyor, okul çok beğeniliyor. Sınıflardaki öğrenci sayısı az, küçük, butik bir okul. Çocuk mutlu, anne mutlu ama birkaç gün sonra anlıyoruz ki anne pek de mutlu değilmiş! Biraz daha yüksek puanlı anadolu lisesinde kontenjan boşalınca öğrencinin itirazlarına rağmen ”burası daha yüksek puanlı ama” diyerek kayıt o butik okuldan alınıp daha kalabalık olan anadolu lisesine alınıyor. Çocuk mutsuz, anne sonraki yıllarda pişman ama geçmiş olsun.
Bu sistemde zaten paranız yoksa iyi eğitim alma şansınız düşük, seçenekler az. Bir de üstüne ”daha yüksek puan” hırsını eklemek çocuk için her zaman iyi olmuyor.