‘FETÖ’ üyeliğiyle suçlanan eski savcı Şeref Gürkan’a üç kez ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıla kadar hapis cezası istendi.

Gürkan, Zirve Yayınevi cinayeti davasıyla Ergenekon davasını birleştirmek amacıyla açılan soruşturma ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmayı yürütmüştü.
Savcı, darbe girişiminin ardından meslekten ihraç edilmişti.
Üç kez müebbet
Gürkan hakkında hazırlanan iddianame İstanbul 24’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.
İddianamede savcının ‘anayasayı ihlal’ ve ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve Meclis’i ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’ suçlarından üç kez müebbet, ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundansa 15 yıla kadar hapsi istendi.
‘Gizli tanık üretti’
İddianamede, son olarak Küçükçekmece cumhuriyet savcısı olan Gürkan’ın, Malatya’da savcıyken 18 Temmuz 2007’deki Zirve Yayınevi cinayetinin davası ile Ergenekon davasını ilişkilendirmek amacıyla soruşturma açtığı belirtildi.
Gürkan’ın, ‘açık ve gizli tanıklar üreterek yasa dışı vaatlerle temin ettiği tanıklardan aldığı ifadeleri ve soruşturma evraklarını, Zirve Yayınevi cinayeti dosyasına gönderdiği ve yargılamayı etkilemeye çalıştığı’ savunuldu.
‘Yalan beyanla suç isnat etti’
Gürkan’ın ‘yalancı tanık’larından olan, ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma’ suçundan dava açılan Y.A.’yı cezadan kurtarmak amacıyla, cezaevindeki bir başka kişiye “Y.A.’nın bahçesine ekilen hint kenevirleri dönemin Malatya İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Jandarma Binbaşı H.Y. tarafından ektirildi” demesini sağladığı iddia edildi.
Gürkan’ın böylece H.Y. hakkında yalan beyanlarla birçok suç isnat ettirdiği ifade edildi.
‘Gülen’den talimat aldı’
İddianamede, Gürkan’ın 30 yıllık hapis cezası bulunan Veysel Şahin’i ‘yalancı tanık’ yaptığı ve Şahin’in kendi kurguladığı şekilde ifade vermesini sağladığı, Şahin’in cezaevinden mektup yazarak Ergenekon’un doğu kanadı hakkında bilgi vereceğini beyan ettiği anlatıldı.
Eski savcı Zekeriya Öz’e 2008’de ifade veren Şahin’in Malatya İl Jandarma Komutanlığı’ndaki bazı askeri personelin yasa dışı bir oluşum içerisine girdiğini aktardığı anlatılan iddianamede, Gürkan’ın, bunun Zirve Yayınevi cinayetiyle irtibatlı olduğunu beyan etmesini sağladığı, bu beyanı karşısında Şahin’in tahliyesini sağladığı kaydedildi.
İddianamede, ‘Gürkan’ın Gülen Cemaati lideri Fethullah Gülen’in talimatları doğrultusunda ve tam bir itaatle soruşturmanın tüm aşamalarında örgütsel amaç doğrultusunda hareket ettiği, çok sayıda hukuksuzluğa imza attığı, birçok kişinin mağduriyetine sebebiyet verdiği’ anlatıldı.
‘Kumpaslara altyapı hazırladı’
İddianamede, Şahin’in ifadeleri doğrultusunda İstanbul emniyetince rapor hazırlandığı, raporda da ‘Malatya İl Jandarma Komutanlığı’nda görevli bazı askeri personelin Zirve Yayınevi cinayeti ve Ergenekon örgütüyle irtibatlı olduğunun belirtildiği’ ifade edildi.
Şüphelilere yönelik ‘kumpas’lar için gerekli altyapının hazırlanmasının sağlandığı öne sürülen iddianamede, 2005’te üniversite öğrencisi Begüm Kartal’ın öldürülmesi olayına karıştığı gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilen, tüm aramalara rağmen kendisine ulaşılamaması sebebiyle hakkında yakalama emri düzenlenen ‘Kod Adıyaman’ adlı gizli tanıktan da bahsedildi.
İddianamede, ‘şüphelilerin İnönü Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu’na suikast düzenleyeceği yönünde’ yalancı tanıklık yapılmasının sağlandığı, bu nedenle de korunduğu, ‘Kod Adıyaman’ın iki yıl boyunca yakalanmamasının sağlandığı kaydedildi.
‘Hukuka aykırı dinleme yaptı’
Gürkan’ın, Malatya özel yetkili savcısıyken Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düşmesi sonucu beraberindekilerle hayatını kaybettiği olayda, ‘paralel yapının direktifleri doğrultusunda’ Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı N.D’nin şüpheli yapılarak hukuka aykırı olarak dinlendiği anlatıldı.
Suçlamayı reddetti
İddianameye göre Gürkan, ifadesinde suçlamaları kabul etmedi.
Savcı, ‘FETÖ’ye ait ev veya yurtlarda kalmadığını, toplantılarına katılmadığını, bağlantılı dernek, kuruluş ve finans kuruluşlarına para transferi yapmadığını anlattı.
İddianamede, savcı Gürkan’ın ‘ByLock’ kullandığı, ‘FETÖ’ye ait evlerde kaldığı, mesleği döneminde de ‘FETÖ’ toplantılarına katılarak himmet verdiğine yönelik tespitler olduğu belirtildi.
İddianamede, Gürkan’ın ‘örgütün adeta silah olarak kullandığı yargı yapılanmasının en mahrem sınıfı olan özel yetkili cumhuriyet savcısı olarak yerleştirildiği’ savunuldu.