Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Saldırının hemen ardından, PKK’ya bağlı Halk Savunma Merkezi (HPG) TUSAŞ’ın ‘ürettiği silahlar’ nedeniyle hedef alındığını açıkladı.
O da yetmedi, iki teröristten kadın olanın -Mine Sevjin Alçiçek- vaktiyle HDP’de Hakkari ilçe başkanlığı yaptığı ortaya çıktı.
Erkek olanın da ‘Rojger’ kod adlı bir PKK’lı olduğu…
İşte size dört dörtlük bir PKK saldırısı…
Her ne kadar AK Parti’de önemli görevler üstlenmiş isimlerden bile “Zamanlama manidar” türü açıklamalar gelse de, saldırganların adresiyle ilgili kimsede bir tereddüt kalmamış gibi.
PKK saldırısı… Hedef TUSAŞ…
Nitekim, terör saldırısının gerçekleştiği günün gecesi, Türk Silahlı Kuvvetleri, Irak ve Suriye’deki PKK’lı hedeflere hava saldırıları gerçekleştirdi.
Haberi okuyalım: “Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada 34 hedefin imha edildiği ifade edildi. Bakanlık, Hakurk, Gara, Kandil ve Sincar’daki operasyonlarda 30 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.”
Durum bu kadar açık ve seçik iken, ben yine de şu soruyu sormakta yarar görüyorum: Neden PKK böyle bir intihar saldırısı yapma ihtiyacı duymuş olsun?
Saldırı MHP lideri Devlet Bahçeli’nin grup toplantılarında yaptığı konuşmalara bir tepki ise, o konuşmalarda tepkiye sebep teşkil edecek ne bulmuş olabilir PKK?