Sözün özü şu: Türkiye malum olayın 100. yıldönümünde şimdilerde kapısı aralanan yalnızlaştırma girişimini imkânsız kılmak için 2009 yılında ciddi adımlar attı.
Ancak arkası gelmedi. Daha doğrusu, gelişmenin kendilerini de rahatlatacak boyutundan habersiz bırakılan, ne malum, bilseler de çıkarlarına uygun bulmayan bazı Azeri siyasilerin gürültülü çıkışları Ankara’yı telaşa sürükledi.
Daha sonra olanı biliyoruz: O telaşla Bakü’ye gidildi ve Cumhurbaşkanı Gültarafından açılan kapı, orada yapılan konuşmalarla, Başbakan Erdoğantarafından kapatıldı.
Süreci yakından izlediğimi biliniz. Milli maçı izlemek üzere Cumhurbaşkanı Gül’le Erivan’a giden gazeteci heyetindeydim; sonrasında Dışişleri Bakanı Davutoğlutarafından bilgilendirilen gazeteciler arasındaydım.
Yalnız Türk tarafıyla değil, Ermeni siyasilerle de görüşüyordum: Türkiye’de yapılan rövanş maçı için Bursa’ya gelen Ermenistan Cumhurbaşkanı ve ardından Ermenistan Dışişleri Bakanı ile de görüşmüştüm.
Gerçekten yazık oldu.
Umarım bundan böyle vahim yanlışlar yapılmaz.