Fehim Taştekin: Mavi Marmara davasının İsrail'i panikletmediği ortada

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Şimdi Mavi Marmara mağdurlarının açtığı davada İstanbul’daki mahkemenin 4 İsrailli komutanla ilgili yakalama kararı vermesinin İsrail’i panikleteceğine ilişkin bir beklenti var. Geçmişte birçok İsrailli yetkili yurtdışında tutuklanma riski yaşadı ve bu yüzden belli ülkelere gitmekten kaçındı. Ama bu, İsrailliler için felâket değil. İsraillilerin yaşam tarzı firar halindeki bir kişinin her türlü riske hazır olması gibi bir şey. Daha önemlisi Türk Dışişleri’nin İsrailli muhataplarına söz verdiği gibi ilişkileri normalleştirmeye dönük olası bir anlaşmada mahkeme kararını yok sayan bir madde olacak. Anlaşma, TBMM’den onaylandığında mahkeme kararı uygulanamayacak. Yine de İsrail, komutanlar tutuklanmasın diye koşar adımlarla anlaşmayı imzalamayı düşünmüyor.

İsrail’i uzlaşmaya mecbur eden nedenler ya ıskat oldu ya da önemsizleşti. Bir kere düne kadar İsrail’i Türkiye’ye yakınlaştıran koşullar değişti. Şöyle ki bir dönem Suriye ile Golan’daki işgalden kaynaklanan düşmanlığı bitirmek için Türkiye’nin arabuluculuğuna ihtiyaç vardı. Suriye, Türkiye’nin de kritik aktör olduğu vekâlet savaşıyla kırpıldıkça İsrail için tehdit olmaktan çıkıyor. Artık Türkiye’nin Suriye ile ilişkilerini düzeltmek için arabuluculara ihtiyacı var. İsrail’in Lübnan’daki düşmanı Hizbullah da Suriye’de meşgul. Oslo’da karşılaştığım İsrailli bir profesörün şu sözü aktarılmaya değer: “İlk kez Arap komşularımız yaşanan bir çatışma nedeniyle İsrail’i sorumlu tutmuyor. Bu durumdan çok memnunuz.”

Fehim Taştekin’in yazısı