Ne yazık ki CHP yanlış politikaları ile AKP-MHP-Ergenekon ittifakının can simidi oldu. CHP, AKP’nin ittifak unsurlarını, bu ittifakları işlediği suçları örtmek ve iktidarını kalıcılaştırmak için yaptığını biliyordu. CHP bunları temel risk olarak görmedi. Onun açısından da temel risk HDP’nin önlenemez yükselişiydi.
Ülke solu giderek HDP’nin etrafında kümeleniyor, demokratik kesimler HDP’ye daha fazla inanıyor, en önemlisi de ülkenin Kürtler başta olmak üzere yok sayılan tüm kesimleri kendilerini öncelikle siyasal, giderek de yönetsel olarak ifade etmenin koşullarını HDP’de buluyorlardı. HDP’deki Selahattin Demirtaş etkisi bunu pekiştiren önemli bir kazanımdı.
CHP bu ‘tehlikeyi’ bertaraf etmek için AKP ve MHP’den geri kalmadı, o da milliyetçi hamasete sarıldı. HDP’yi görmezden geldi. Hatta yükselen faşizm tehlikesine karşı yürütülecek ortak savaşta CHP’nin milliyetçi duruşunun zarar görmemesi için kapalı kapılar ardında HDP ve Kürt sorununun görünmez olmasını bile önerebildi.