Fatih Yaşlı: İnsanlığın yeni bir karanlık çağa sürüklendiğini söylemenin kehanet anlamına gelmeyeceği günlerden geçiyoruz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

1963’ten beri toplanan ve hem küresel sistemin güncel durumunu hem de emperyalizmin gidişatını anlamak açısından son derece önemli olan Münih Güvenlik Konferansı’nın bu seneki teması ‘yıkım’dı. Yıkımla kastedilen ise kapitalizmin dünyayı götürdüğü yer değildi elbette; kastedilen Trump’ın ‘kurallara dayalı dünya düzeni’ni, yani Batı emperyalizminin sözde hümanist temellerini berhava etmesiydi.

Bu temaya uygun bir şekilde, konferansın bu yılki raporunun adı ‘Under Destruction’, yani ‘Yıkım Altında’ olarak belirlenmiş, kapağa da Trump’ı işaret edercesine bir fil çizimi yerleştirilmişti. Avrupa yönetici sınıfının eğilimlerinin bir yansıması olan raporda Trump’ın 2’nci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan Transatlantik düzeni, yani ABD-Avrupa ittifakını hedef aldığı söyleniyordu ve bunun da üç ayağı bulunuyordu.

Dünya, geçen yüzyıldakine benzer bir tablo ile karşı karşıya ve dünya pazarlarının kontrolü üzerine verilen emperyalist mücadele giderek yoğunlaşıp derinleşiyor. Buna yapay zekâ, robotlar, gözetim teknolojileri, nükleer savaş, nadir mineraller gibi günümüze dair fenomenler eşlik ediyor. Militarizm, diktatörlükler, yükselen faşizm… İnsanlığın yeni bir karanlık çağa, yeni bir yıkıma sürüklendiğini söylemenin kehanet anlamına gelmeyeceği günlerden geçiyoruz. Ya diyalektiğin yasaları işleyecek ve insanlık bu karanlığın içerisinden çıkmak için büyük bir mücadeleye girişecek ya da okuduğumuz, izlediğimiz bütün distopyalar yaşanacakların yanında çocuk oyuncağı gibi kalacak.  

Fatih Yaşlı’nın yazısı