Fatih Yaşlı: Ferdi Tayfur'un ölümünün ardından geniş toplum kesimlerinde bir yas havası ortaya çıktı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ferdi Tayfur öldü. Muhtemelen iyi kalpli, vicdan sahibi, düzgün karakterli bir insandı. Yaptığı müziğin de (Orhan Gencebay ve Müslüm Gürses’le birlikte) üç büyük isminden biriydi. Tayfur’un ölümüyle birlikte arabesk yeniden konuşuldu, tartışıldı ama geçmiştekinden farklı olarak, hayli değişmiş bir zeminde, hayli değişmiş bir Türkiye’de söz konusu oldu bu.

Öyle ki Tayfur’un ölümünün ardından geniş toplum kesimlerinde bir yas havası ortaya çıktı, televizyon programları yapıldı, kimi ilkokullarda onun şarkıları çalındı, RTÜK Tayfur’un müziği için “ağlak” ifadesini kullanan TELE 1 programcısı Musa Özuğurlu hakkında inceleme başlattı, Bahçeli kendisini Meclis kürsüsünde andı ve cenazesine katıldı, Erdoğan da İslamcıların kültürel iktidar arayışının son halkası olan Gassal adlı diziye atıfla Tayfur’un şarkılarından bahsetti. 

Bu koroya bir kısım solcu da bir tür arabesk güzellemesiyle dahil oldu; arabesk konusunda eski ezberlerden kurtulmak gerekiyordu, arabesk aslında halkın, yoksulların, ezilenlerin sesiydi, arabeski eleştirenler elitizmle malullerdi, halka tepeden bakıyorlardı, halkla kavga ederek bir yere varılamazdı vesaire vesaire. 

Dolayısıyla bir zamanlar siyasal kutuplaşmanın bir çıktısı olarak kültürel taraflaşma ve kutuplaşmanın referans noktalarından birini teşkil eden ve üzerine ciddi tartışmalara, polemiklere girilen arabeske dair şimdi geniş bir toplumsal/siyasal mutabakat şekillenmiş durumdaydı. 44 yıllık Türk-İslam sentezinin ve 22 yıllık AKP iktidarının sonucu, nevzuhur solu da içine alacak şekilde, bir arabesk mutabakatına varılmasıydı.

Fatih Yaşlı’nın yazısı