Fatih Yaşlı: CHP ve DEM Parti'nin gölgesinden kurtulmuş bir sol olsaydı seçim sonuçları böyle kolay çalınabilir miydi? 

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Sahiden de bu yazının yazıldığı saatlerde Bahçeli, kayyum operasyonları nedeniyle “acaba bitti mi” denilen sürecin bitmediğini göstererek hem Öcalan’ın Meclis’te konuşma yapması yönündeki teklifini yineleyecek hem de anayasanın Erdoğan’ın yeniden aday olmasını sağlayacak şekilde değiştirilmesi gerektiğini söyleyecek ve “terör hayatımızdan sökülüp atılırsa, enflasyona darbe indirilirse, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha seçilmesi doğru bir tercih değil midir?” diyerek kendisine destek vereceklerini söyleyecekti.

Velhasıl, önce “normalleşme/yumuşama” ardından da “çözüm/açılım” ve buna eşlik edecek “yeni anayasa” gündemleriyle 31 Mart seçim sonuçları çalındı. Bunun faili ise sadece iktidar değildi; “bu iktidarla ilkesel olarak anayasa yapılamaz” ve “bu iktidarla ilkesel olarak barış yapılamaz” diyemeyenlerin de dahil olduğu bir suç ortaklığı mevcuttu. Netice ise iktidarın düştüğü yerden tekrar ayağa kalkması, Şimşek programının zaman kazanması, toplumsal muhalefet dinamiklerinin bastırılması ve Erdoğan-Bahçeli ikilisinin yeni bir oyun kurması oldu. 

Peki, son olarak şunu soralım: CHP ve DEM Parti’nin gölgesinden kurtulmuş, güçlü, etkili, toplumsallaşmış bir sol olsaydı, yapılanlar böyle kolay yapılabilir, 31 Mart seçim sonuçları böyle kolay çalınabilir miydi? 

Bu sorunun yanıtı, aynı zamanda “ne yapmalı” sorusunun da yanıtını oluşturuyor sanırım.

Fatih Yaşlı’nın yazısı