“Acele işe şeytan karışır” derler…
Sizce Devlet Bahçeli bu atasözümüzü yeni duymuş olabilir mi? Elbette olamaz…
O zaman neden yeni duymuşçasına sinyal veren bir çıkış yaptı? Yoksa acele açılıma da mı şeytan karışır? Hangi çıkış, hangi sinyal mi?
Yeni açılım sürecinde bugüne kadar sergilediği sürükleyici rolünün aksi yönünde bir çıkış yaptı Bahçeli. Üstüne basa basa, “Süreci boğmanın aceleye getirmenin alemi yok, yola çıktık, inşallah varacağız, hedef koyduk inşallah ulaşacağız.” dedi…
Bahçeli, sanki yeni açılımda sürekli gaza basan kendisi değilmiş gibi, ağırdan alalım noktasına evrildi.
Bahçeli’nin yeni tavrı neyin sinyali peki? Yangın yeri olan Ortadoğu’da yeni bir gelişmenin mi? İkinci çözüm sürecinin finalinin mi? Yoksa baskın bir seçimin mi? Çoğu kimsenin son soruma kocaman bir “hayır” diyeceğine, “Bu ekonomide erken seçime cesaret edemezler?” diye de arkasından ekleyeceğine eminim…
Peki ekonominin konuşulmayacağı, seçmenlerin dikkatinin başka yere kaydırıldığı bir seçimin şartları oluşursa? İktidar yine cesaret edemez mi?