Diğer bir deyişle Türkiye daha uzun süre küresel sermaye girdisine muhtaç. Bu ise sermaye piyasasının derinleşmesini gerektirecek…
Türkiye bunu nasıl yaratabilir? Kendimizi daha iyi anlatarak, propaganda yaparak mı? Bu yönde hiç umut yok… Çünkü piyasa aktörleri bizim durumumuzu bizden çok daha iyi biliyorlar. Belki şu soruyu sormamız lazım: Ne yaparsak Batısı, Doğusu ve yerlisi ile küresel sermayede Türkiye’ye ilişkin uzun vadeli bir güven ve istikrar algısı yaratabilir, bunun güvencesini verebiliriz?
Cevap bir kez daha demokratikleşme ve hukuka işaret ediyor… Ne kadar yok saysak da dönüp dolaşıp yapısal dönüşüm gereğinin eşiğine geliyoruz. Yapılması gereken belli… Soru ‘maliyeti’ ödemek isteyip istemediğimizde… Geçmişten kalan rant ve devlet endeksli ekonomik yapıyı, işleyişi ve zihniyeti arkamızda bırakmaya hazır olup olmadığımızda.