Liderin konuşmasının ayakta dinlendiği, Merkez Karar Yürütme Kurulu’nun kişiliği ‘fazla’ öne çıkmış siyasetçilerden oluşmadığı, yeni Genel Başkan’ın yol, köprü ve başkanlık sistemi vaadinde bulunduğu bir AK Parti kongresi yaşandı.
Pek fazla hukuk, özgürlük veya demokrasi lafı yoktu. Ama terörle mücadele öne çıktı.
Sonuçta 2014 yılında Erdoğan iyi başbakan olacağını bildiği Davutoğlu’nu tercih etti. Partiyi nasıl olsa kendisinin uzaktan yönetebileceğini düşündü. Ama bu model iflas etti. Çünkü iyi bir başbakanın tamamen pasif bir genel başkanlığı sindirmesi zordu.
Şimdi partinin ‘içerden’ bir genel başkan tarafından koordine edileceği, başbakanlığın ise fiilen Erdoğan’ın inisiyatifinde olacağı bir model göreceğiz.