Etyen Mahçupyan: Bazımız doğrudan bazımız seyirci kalarak Gülen'e kredi açtık

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

2014 başında gözü ve niyeti olan herkes Gülen olgusunu, nasıl işlediğini biliyor, neyi amaçladığını seziyordu. Gülen çevresi bütün bunları kendi becerisi ile yaptı.

Dolayısıyla asıl soru bizlerin bu tabloyu zihnimizde ve yaşantımızda nasıl ve niçin normalleştirdiğimizdir… Acaba yumuşak karnımız neydi?

Sorunun muhtemelen iki cevabı var… Birincisi, Gülen cemaati kendi mensuplarına dinsel derinleşme, daha önemlisi kültürel ‘yükselme’ duygusu verebildi.

İkincisi, bir büyük hayalin gerektirdiğini emek vererek, disiplinle, Batılı bir girişimci sistematiği içinde hayata geçirmesiydi.

Hepimiz bu çabayı önemsedik ve beğendik. Devletin yapamayacağını bu kişinin ve cemaatin yaptığını gördük.

İşte yumuşak karnımız buydu… Bazımız doğrudan bazımız seyirci kalarak Gülen’e kredi açtık… O da bunu hiç şaşırtıcı olmayan bir biçimde kullandı. Şaşırmadık çünkü o yüzünü de biliyorduk, ama belki de içimizdeki ezikliğin tatmin edilmesini daha çok önemsediğimiz için kondurmadık…

Etyen Mahçupyan’ın yazısı