Etyen Mahçupyan: Batı basınında darbe yazıları son bir yıl içinde yoğunlaştı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Batı basınında darbe yazıları son bir yıl içinde yoğunlaştı. Neocon lobi ve ırkçı partiler Müslüman karşıtlığından besleniyor, İslamı bir tehlike, AK Parti ve Erdoğan Türkiye’sini de söz konusu tehdidin ‘kalesi’ olarak sunuyordu. Bu yaklaşıma göre AK Parti’nin Batı’nın istediğini yapmasını sağlamakla uğraşmak gerçekçi değildi… Dolayısıyla Türkiye’de darbe birçokları için arzu edilen ve ‘olması gereken’ bir çıkış yoluydu.

Türkiye’deki Kasım 2015 seçimi sonrasında bu çevrelerde yaşanan hayal kırıklığı dili sertleştirirken, Erdoğan üzerinden Türkiye’ye yüklenme dozu yükseldi. Erdoğan’a diktatör denmesinin inandırıcılığı az olsa da, ‘diktatörlüğe gidiyor’ cümlesini seçilmiş gözlemlerle destekleyebiliyorlardı. Böylece darbeyi normalleştiren bir söyleme geçildi.

Bekledikleri konjonktür 2016 baharında geldi. Davutoğlu’nun gidişi dış dünya tarafından AK Parti’nin demokratik inşayı ikinci plana alarak güç tahkimine gittiği şeklinde yorumlandı. Türkiye yanlısı kalemlerin değerlendirmesi de bu yöndeydi. Neocon/ırkçı işbirliği açısından bu bir fırsattı, çünkü Erdoğan’ın meşruiyet zaafı yaşayabileceği bir sürece giriliyordu. Birden yurt dışındaki olumsuz makalelerin sayısı çoğaldı, doğrudan suçlamalara geçildi ve darbenin ‘beklenebilir’ olmanın ötesinde ‘pek de kötü bir şey olmayacağı’ teması işlenmeye başlandı.

Etyen Mahçupyan’ın yazısı