AK Parti’ye yakışan, tarzı yumuşak, fikirleri esnemeye açık, ama omurgası sert insanlarıyla yürümekti. Bugün özellikle medyaya baktığımızda tam tersini görüyoruz: Tarzı sert, fikirleri yavan ve kalıplaşmış, omurgaları ise fazlasıyla yumuşak bir yeni tür… Başkalarına karşı sert olurken bir gözleri ile lideri kollayan, beğenilme ihtiyaçlarını tatmin için kıvranan, fikirlerini liderin tek bir sözüyle yüz seksen derece değiştirmeye hazır olup bundan gocunmayan, kendi kişiliksizliklerini liderin yüceltilmiş kişiliği içinde eriterek ‘adam’ olduklarını sanan bir garip yaratık dünyası…
Son dönemde AK Parti işlevsel ve faydacı olanı ilkesel ve etik olanın önüne koyduğu ölçüde, bu yaratık dünyası da bizatihi “AK Parti’lilik” haline geldi. Seviyesizlik üstü örtülür gibi değildi, ama insanların asıl kafasını karıştıran seviyesizliğin üstünün örtülmek istenmemesi, hatta bilinçli olarak göz yumulup desteklenmesiydi. Kendi değerleri üzerinde ‘dik duran’ bir AK Parti’den, değersizliğe doğru savrulan ve düzey yitirdikçe ‘diklenen’ bir AK Parti’ye geldik…