Türkiye’de kamu özel işbirliği istismar edildi. Maliyetini kimse bilmiyor. Buna karşılık kamu özel işbirliği müteahhitlerine devlet 157,8 milyar dolar gelir garantisi verdi. Bu nedenle 2020 sonu itibarıyla yapılan ödemeler 5 milyar dolar dolayındadır. 2021 başından 2045 yılı sonuna kadar yapılması gereken ödemeler ise 152,8 milyar dolardır.
Kamu özel işbirliği yoluyla yapılan yatırımlar nereden bakarsanız bakın, siyasi iktidarın sorumluluk sınırlarını aşıyor.
*Bu 157,8 milyar dolar gelir garantisi yanında devlet, müteahhitlerin yurt dışı kredilerine de yüksek oranda kefil oldu.
*157,8 milyar doların, faiz ve kâr kısmı yüzde 20 olsa, 31,56 milyar dolar eder.
*Yüzde 20 kâr marjı ve faiz çıktıktan sonra, bu yatırımların yatırım maliyeti 126,24 milyar dolar ediyor. Oysaki birçok tahmin toplam yatırım maliyetinin bu kadar yüksek olmadığı şeklindedir.
*Bu yatırımları devlet yapsaydı, yüzde 8 dış kredi faizi öderdi. İlave 18,936 milyar dolar halkın cebinden çıkmazdı.
*Demokrasilerde halkın vergileri ile finanse edilen yatırımların ve maliyetinin kuruşuna kadar halka açıklanması gerekir. Aksi durumda siyasi iktidarlar zan altında kalıyor.
*Çalışmayan hava alanları ve hastaneler rasyonel yatırımlar değil, atıl yatırımlardır. GSYH’da büyümeyi negatif etkiler. Oysaki hükûmetler emaneten aldıkları kamu mallarını ve kaynaklarını rasyonel tacir gibi yönetmek zorundadırlar.