Asgari ücretin bir hak olarak kazanılması, sermayenin dayattığı ağır sömürü koşulları karşısında işçilerin öncelikle fiziki varlığının korunmasını ifade ediyordu. Asgari ücret uygulaması ile ücretlerin belirli bir düzeyin altına inmesini engellemek, işçi sınıfının kendi içindeki rekabetin ve sermayenin sürekli yoğunlaştırdığı sömürünün bir ölçüde sınırlandırılmasını sağlamaktı.
Ancak kapitalist sistem dünyada ve Türkiye’de öyle bir aşamaya geldi ki, kâr azaltıcı etkisi nedeniyle sadece asgari ücret değil, en temel işçi hakları bile patronların ve iktidarların hedefi haline gelmiş durumda.