Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, PKK’nın silah bırakma süreciyle ilgili “Allah’ın izniyle bundan geriye dönüş yoktur ve olmayacaktır” mesajını verdi.

Süreçte 18 Şubat’tan bu yana (Meclis komisyonunun ortak süreç raporunu kabul tarihi) yasal düzenleme tartışması var. DEM Parti bu sürede iktidarı ‘somut adım atmaya çağıran’ çok sayıda açıklama yaptı.
30 Nisan’da Fırat Haber Ajansı, PKK’lı Murat Karayılan’ın “Şu an itibarıyla süreç dondurulmuştur; yasal güvence olmadan silah bırakmamız akıl dışı olur” açıklamasını paylaşmıştı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yse 5 Mayıs’ta PKK lideri Abdullah Öcalan için ‘barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü’ adını verdiği bir ‘statü’ önermiş, ‘bu meselenin kendileri için önemli olduğunu’ belirtmişti.
Bugün İstanbul’da bir fuarda konuşan Erdoğan, Bahçeli’nin önerisine değinmese de süreçten dönüş olmayacağı mesajını verdi.
Cumhurbaşkanı özetle şunları söyledi:
* Bugün iç kalemizi tahkim etme yolunda attığımız en stratejik adım ‘terörsüz Türkiye’ süreci ve ‘terörsüz bölge’ hedefidir. ‘Terörsüz Türkiye’ bölgemizde yürütülen paylaşım kavgası karşısında milletimizin bilincinde ve kalbinde kurulan müstahkem bir mevzidir.
‘Bu mevzinin fikri karargahı Cumhur İttifakı’
* Bu mevzinin fikri ve siyasi müşterek karargahı elbette Cumhur İttifakı’dır. Terörsüz Türkiye menziline giden yolun mihmandarı aynı şekilde Cumhur İttifakı’dır. Sürecin katalizörü ise Türk milletinin ulaşmayı çoktan hak ettiği hedeflerdir.
* Bu hedefe ezber kalıplarla değil; basiretli, cesaretli, büyük millet ve devlet olmanın sağladığı özgüvenli yaklaşımla, kararlı adımlarla varılabilir.
‘İnanıyoruz, Allah’ın izniyle başaracağız’
* Allah’ın izniyle bundan geriye dönüş yoktur ve olmayacaktır. Muhabbet iklimini çok sağlam bir şekilde tesis edip kardeşlik bilincini güçlendirerek, husumet duvarlarını tek tek yıkıp fitnelerin kökünü kurutarak, terörün kanlı ve karanlık gölgesini sebepleriyle birlikte bu toprakların üstünden tamamen kaldırarak; aziz şehit ve gazilerimizin fedakarlıklarının boşa gitmediğini tüm dünyaya inşallah hep birlikte göstereceğiz.
* İnanıyoruz, Allah’ın izniyle başaracağız. Kararlıyız, inşallah hedefimize ulaşacağız.
Ne olmuştu?
PKK lideri Abdullah Öcalan, 27 Şubat 2025’te ‘Barış ve Demokratik Toplum’ adını verdiği bir metinle PKK’ya silah bırakma çağrısı yapmıştı.
PKK, 11 Temmuz 2025’te silah bıraktığını duyurmuş, 30 örgüt üyesi Irak’ın Süleymaniye kentinde silahlarını bir varilde yakmıştı.
Süreç için Meclis’te kurulan ‘Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun AKP, MHP ve DEM Partili üç üyesi, 24 Kasım 2025’te İmralı Cezaevi’nde Öcalan’la görüşmüştü. Görüşmenin tutanakları, 23 Ocak 2026’da TBMM’nin sitesinden yayınlanmıştı.
Komisyon, 18 Şubat’ta da sürece ilişkin ortak raporu kabul etmişti.
Süreçte o günden bu yana yasal düzenleme tartışması var.
DEM Parti uzun süredir iktidarı süreçte somut adım atmaya çağırıyor.
Partinin eş başkanı Tuncer Bakırhan, 23 Nisan’da Meclis’te yaptığı konuşmada Erdoğan’ı şu sözlerle ‘barışa mührü vurma’ya çağırmıştı:
“Sayın cumhurbaşkanı, barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir. Anaların barış duasını tamamlayın sayın cumhurbaşkanı. Millet hazırdır, Türkiye hazırdır, tarih hazırdır. Şimdi barışı kurmanın tam zamanıdır. Bu Meclis barışı kuran Meclis olsun, bu onur nişanesiyle hatırlansın. Bu kuşak çocuklarına savaşı değil, barışı miras bıraksın.”
29 Nisan’da partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan’sa sürecin ‘olması gerektiği gibi ilerlediğini’ belirterek ‘kutsal görevi bahanesiz, muhalefetin tuzaklarına düşmeden icra etmek zorunda’ olduklarını söyledi.
Fakat bir gün sonra (30 Nisan) Fırat Haber Ajansı, PKK’lı Murat Karayılan’ın “Şu an itibarıyla süreç dondurulmuştur; yasal güvence olmadan silah bırakmamız akıl dışı olur” açıklamasını paylaştı.
Süreçte bir diğer tartışmaysa Öcalan’ın statüsüne dair.
Bahçeli, 5 Mayıs’ta Öcalan için ‘barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü’ adını verdiği bir ‘statü’ önerdi; ardından ‘bu meselenin kendileri için önemli olduğunu’ belirtti:
“Temennimiz PKK’nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır. Çünkü meselenin esası terörün tamamen tasfiye edilmesi, silahların susması, siyasetin terör vesayetinden arındırılması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanmasıdır.”
Bakırhan, aynı gün “Bahçeli’nin bugün sarf ettiği sözlerin altına imza atıyoruz” dedi, Erdoğan’ı yine adım atmaya ve ‘birlikte tarih yazma’ya çağırdı.