Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yeni yıl mesajında da ‘sokak eylemcileri’ne çattı, ‘içimizdeki hain’lerden dem vurdu.

2014 yılını ‘demokrasi tarihimizde çok sevindirici bir dönüm noktası’ olarak niteleyen Erdoğan, kanıt olarak halk tarafından cumhurbaşkanı seçilmesini gösterdi. Erdoğan’a göre böylelikle ‘demokrasi ve milli irade çok daha güçlü hale geldi.’
Mesajda, 17 ve 25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları ‘milli iradeye ve demokrasiye yönelik darbe girişimi ‘ olarak nitelendi.
Yasin var Berkin yok

Erdoğan, Kobani eylemlerinde öldürülen Yasin Börü’yü anarken, Gezi eylemlerinden polis tarafından vurulup komada kaldıktan sonra hayatını kaybeden Berkin Elvan’ı anmaya gerek görmedi.
Mesajdan ‘çarpıcı’ bölümleri şöyle:
“2014 yılı, demokrasi tarihimizde çok sevindirici bir dönüm noktası olarak da kayıtlara geçti.
Cumhuriyet tarihimizde ilk kez, 10 Ağustos tarihinde, sizler, yani aziz milletimiz sandık başına gittiniz ve hür iradenizle, Cumhurbaşkanını sandıkta belirlediniz.
Ülkemizde, geçmişte Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde vuku bulan ve krize dönüşen tartışmaların hiçbiri bu süreçte yaşanmadı; son derece şeffaf bir şekilde, sandıkta Cumhurbaşkanı belirlendi.
Cumhurbaşkanı’nın da halk tarafından tayin edilmesiyle, ülkemizde demokrasi ve milli irade çok daha güçlü hale geldi.
‘En esaslı cevap’
Aynı zamanda 10 Ağustos seçimleri, 2013 yılı sonunda milli iradeye ve demokrasiye yönelik darbe girişimine de en güzel, en esaslı cevabı teşkil etti.
Türkiye’de hükümetlerin artık sandık dışında yollarla, milletin iradesinin dışında yöntemlerle görevden uzaklaştırılamayacağını; komploların, kumpasların, tuzakların, ahlak dışı darbe girişimlerinin milletin iradesi karşısında eriyip gideceğini herkes görmüş oldu.
2014 yılı, yapılan provokasyonlara, girişilen sabotaj girişimlerine rağmen, Çözüm Süreci’nin, yani, Milli Birlik ve Kardeşlik Projemizin de hedeflediğimiz doğrultuda kararlılıkla ilerlediği bir yıl oldu.
Türkiye’nin bu en büyük kardeşlik projesini bozmak, bulandırmak, bu süreci yeniden kan ve çatışmaya tahvil etmek isteyenler tekrar hayal kırıklığı yaşadılar.
Şunu burada ifade etmek isterim ki, Türkiye, özellikle Çözüm Süreci’nde, hiç bir tehdide, hiç bir şantaja boyun eğmeyecek, bunun yanında şımarıklığa da asla müsaade etmeyecektir.
‘Gereken cevabı alacaklar’
Sokak eylemlerinden, çatışmalardan, kandan ve gözyaşından medet umarak ayakta kalmaya çalışan ya da siyaset üretme gayretinde olanlar, demokrasi ve hukuk içinde gereken cevabı mutlaka alacaktır.
Çözüm Süreci, Türkiye’nin en büyük sosyal projesi, en büyük kardeşlik projesidir.
Ülkemizi ve milletimizi bu büyük barış projesiyle kucaklaştırmak için, sabırla, kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.
Bu aziz millet, birlik içinde olduğu müddetçe, önüne koyduğu her hedefe mutlaka ve mutlaka ulaşacaktır.
Elbette, bizi, ülke olarak, millet olarak, bu kutlu yoldan ayırmak, bu güzel hedeflerden uzaklaştırmak için mücadele edenler de olacaktır.
‘Karanlık odaklar’
Kimi zaman içimizdeki hainler, kimi zaman yurt dışındaki hasımlar, büyük bir Türkiye’nin inşa ediliyor olmasından, bölgesinde ve dünyada öncü bir Türkiye’nin yükseliyor olmasından rahatsızlıklarını dile getireceklerdir.
Biz, bu hainlere aldanmayacağız; bu hainlerin ipini elinde tutan karanlık odaklara asla boyun eğmeyeceğiz.
2014 yılının en acı kayıplarından biri, kuşkusuz, Kurban Bayramı’nda alçakça saldırılar neticesinde yitirdiğimiz genç kardeşlerimizdi.
Başta Yasin Börü olmak üzere, bu genç kardeşlerimizi de bugün bir kez daha rahmetle yadediyorum.”