Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bugün duyurduğu Suriye’deki ateşkes kararıyla ilgili, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından terör örgütü kabul edilen gruplar bu ateşkesin dışındadır” dedi.

Rusya ve Türkiye garantör ülke
Şam yönetimi ile ‘muhalefet’ diye anılan silahlı gruplar arasında üç belge imzalandığını belirten Putin, “İlk belge, Suriye topraklarında ateşkes sağlanmasıyla ilgili. İkinci belge, ateşkes rejiminin kontrolüyle ilgili önlemlere yönelik. Üçüncü belge ise Suriye’de çözüm için barış görüşmelerinin başlatılması hakkında bir bildiri” demişti.
Putin, Suriye’nin tamamını kapsayan ateşkes için garantör ülkelerin Rusya ve Türkiye olduğunu da eklemişti.
Suriye ordusundan yapılan açıklamada, 30 Aralık gecesi başlayacak ateşkese IŞİD ve El Nusra’nın ve onlara bağlı grupların dahil olmadığını belirtilmiş, YPG’nin ateşkes kapsamında olduğu açıklanmıştı.
‘Bu fırsatı asla kaybetmemek gerekiyor’
Erdoğan, resmi temaslarda bulunmak için Türkiye’ye gelen Kosovalı mevkidaşı Haşim Taçi’yle ‘Ak Saray’da düzenlediği basın toplantısında konuştu.
Erdoğan’a “Terör örgütü olarak ilan edilen gruplarla mücadele devam edecek ancak PYD ve YPG’nin anlaşma kapsamında yer aldığı belirtildi. Nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu yöneltildi.
Bu gece itibariyle ateşkesin başlayacağını söyleyen Erdoğan, garantör iki ülkenin liderleri olarak Putin’le yaptığı telefon görüşmesinde konuyu detaylarıyla ele aldıklarını aktardı.
Cumhurbaşkanı şöyle devam etti: “Hava bombardımanı dahil silahlı saldırıları durdurmayı, kontrolleri altındaki bölgeleri birbirleri aleyhine genişletmemeyi taahhüt ettiler. BMGK tarafından terör örgütü kabul eden gruplar bu ateşkesin dışındadır. Az önce bahsettiğiniz örgütler buna dahil değil. Türkiye, vatandaşlarının can güvenliğini alana kadar mücadelesine devam edecektir. Buradan taviz vermemiz söz konusu değil. Garantör ülkeler dahilinde Astana’da toplantı yapılacak. Muhalif gruplarla bir araya gelinecek. Cenevre sürecini tamamlayıcı ve destekleyici nitelikte olacaktır. Ateşkese tüm tarafların riayet etmesi elzemdir. Türkiye ve Rusya garantörler olarak çatışmasızlık durumunun takibini birlikte yapacaklar. Sahadaki gruplar üzerinde nüfuzu olan diğer ülkeler de ateşkes için hassasiyet gösterecekler. Suriye’de akan kanın durması fırsatıyla karşı karşıyayız. Bu fırsatı asla kaybetmemek gerekiyor. Bu tarihi imkan heba edilmemelidir.”
Üçlü zirve yapılmıştı
Rusya’nın başkenti geçen hafta gerçekleşen üçlü zirvede, Moskova’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Suriye’de siyasi çözüm için ortaklaşa yürütülecek sürecin başlatıldığını açıklamıştı.
Üç ülkenin imzasının da olduğu sekiz maddelik deklarasyonda, üç ülkenin de Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı duyduğu ve çözümün askeri olamayacağına inandığı belirtiliyordu.
Sekiz maddelik deklarasyon, yıllardır Suriye iç savaşının rejim değişikliği olmadan ve Beşar Esad iktidardan ayrılmadan bitirilemeyeceğini savunan Türkiye’nin şu zamana kadarki politikasıyla ‘taban tabana zıt’ ifadeler de içeriyordu.
Ateşkes görüşmelerinin Kazakistan’ın başkenti Astana’da gerçekleştirilmesi planlanıyor. Ocak ayında düzenlenecek toplantılarda, Türkiye, İran ve Rusya’nın yanı sıra, Suriye hükümeti ve ‘muhalifler’ yer alacak.