Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD’de 71. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuştu.
Konuşmasında darbe girişimini hatırlatan Erdoğan liderleri uyardı: “Bu kürsüden tüm dostlarımıza kendi güvenlikleri için ülkelerinin geleceği için FETÖ’ye karşı gerekli önlemleri almaları çağrısında bulunuyorum. Tecrübeyle sabittir ki FETÖ ile mücadele etmezseniz yarın çok geç olabilir.”

“Hain darbe teşebbüsünü canını hiçe sayarak bedenini tankların önüne siper ederek engelleyen milletimle iftihar ediyorum. Karşınızda bulunuyorsam milletimizin asil duruşu sayesindedir” diyen Erdoğan, darbe girişiminin aynı zamanda dünya demokrasisine de yapıldığını belirtti.
‘FETÖ, 170 ülke için bir güvenlik tehdidi’
Erdoğan şöyle devam etti: “Bu terör örgütü varlık gösterdiği 170 ülke için bir güvenlik tehdididir. Bu ülkelerin büyük bölümü bu yapılanmanın tehdidi altındadır. Bu örgüt tüm dünyayı boyunduruğu altına almak gibi derin bir sapkınlık içindedir. Örgütün temel stratejisi eğitim, diyalog kisvesi altında devlet kurumlarına sızmak, ekonomik kaynaklara hakim olmaktır. Bu kürsüden tüm dostlarımıza kendi güvenlikleri için ülkelerinin geleceği için FETÖ’ye karşı gerekli önlemleri almaları çağrısında bulunuyorum. Tecrübeyle sabittir ki FETÖ ile mücadele etmezseniz yarın çok geç olabilir. Bu örgütün kurumları ve örgütle bağlantılı kişiler tarafından kullanılan Türk, Türkiye gibi ifadelerin kesinlikle ülkemizle alakası olmadığını belirtmek isterim.”
Türkiye’nin Suriye’deki iç savaştan kaçan 2.7 milyon sığınmacıya ‘insani ve vicdani görev’ olarak kapılarını açtığını aktaran Erdoğan, “Burada bahsettiğim rakamları uluslararası camianın kayıtsız bir şekilde dinlediğini biliyorum. Telaffuz edilen her sayı bir insana karşılık geliyor. Suriye halkı zalim bir yönetimin, katil bir yönetimin ve terör örgütlerinin acımasız küresel ve bölgesel rekabetin şekillendirdiği savaşların pençesinde tükeniyor” diye konuştu.
AB’yi eleştirdi

Toplamda 25 milyar dolar harcama yapıldığını, BM’den Türkiye’ye gelen desteğin ise sadece 525 milyon dolar olduğunu aktaran Erdoğan, bir kez daha Avrupa Birliği’ni “Verdiği sözleri tutmamıştır” diyerek eleştirdi.
‘Dikenli tel örgülerin arkasında huzur aramak beyhude bir çaba’
Erdoğan şöyle devam etti: “Türkiye’deki bu çadır kentlerde misafir ettiğimiz bu insanlarla ilgili olarak desteğimizi devam ettireceğiz. Başta AB olmak üzere bu konuda bize katkı sözü verenler hala sözlerini yerine getirmediler. Biz bekliyoruz. Aynı şekilde BM, verilen sözlerin yerine gelmesini bekliyoruz. Uluslararası toplumun katkısı 525 milyon dolarda kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Suriyeli mültecileri kendilerine yönelik tehdit olarak algılayan tüm Avrupa’ya sesleniyorum. Dikenli tel örgülerin arkasında huzur aramak beyhude bir çabadır.”
‘Biz sabrettik’

Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasına en fazla önem veren ülkenin Türkiye olduğunu söyleyen Erdoğan, bir kez daha “Bizim Suriye’nin topraklarında gözümüz yoktur. Bütün mesele Suriyelilerdir” dedi.
Cumhurbaşkanı şöyle devam etti: “Muhalefete verdiğimiz destekle başlayan Fırat Kalkanı harekatı istikrarın dengenin yeniden tesisi bakımından kritik bir öneme sahiptir. PKK, PYD terör örgütünün önceliğinin DAEŞ ile mücadele etmek olmadığı bu operasyonla açıkça ortaya çıktı. Biz sabrettik, ancak 24 Ağustos’ta Gaziantep’te bir düğünde 14 yaşındaki bir çocuğu canlı bomba yapmak suretiyle o kalabalığın içerisine göndererek patlattılar. O ana kadar duran Türkiye, daha duramazdı. Ilımlı muhaliflerle birlikte bu olaya müdahale ettik. Cerablus ve Rai’de DAEŞ’i derdest ettik.”
‘Dünya beşten büyüktür’
BM konvoyuna yapılan saldırıyı hatırlatan Erdoğan, BM’ye seslendi: “Rejimin insanları açlığa mahkûm ederek izlediği ‘ya teslim ol, ya öl’ politikasına BM daha ne kadar müsade gösterecek?”
Dünyada az gelişmiş ülkelere destek noktasında ABD, Türkiye ve İngiltere’nin olduğunu kaydeden Erdoğan, “Dünya beşten büyüktür” söylemini BM Genel Kurulu’nda daha önce yaptığı gibi yineledi.
Erdoğan şöyle devam etti: “Zira, birinci dünya savaşının şartları içerisinde yapılmış olan bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) yaşamamız mümkün değil tekrar. Bu beş ülkenin iki dudağının arasına mahkum edemezsiniz. Beş tane daimi üye, 15 geçici üye, böyle bir BMGK olamaz. Tüm dünyanın temsil edilmediği BMGK, adaleti temsil edemez. Bunun gözden geçirilmesi gerekir. Üç tane ülke Avrupa’dan, bir ülke Asya’dan, bir ülke ABD. Dünyanın diğer ülkeleri ne olacak? Biz diyoruz ki 20 ülke mi BMGK’da olacak, hepsi daimi olsun. İki yılda bir değiştirilsin. Hepsi de dünyayı temsil etmek üzere yerlerini alsın. Adalet ancak böyle tesis edilebilir. İslam karşıtlığı yurt dışında milyonlarca vatandaşı olan Türkiye için önemli bir konudur. Türkiye’nin resmi kalkınma yardımları yaklaşık dört milyar dolara ulaşmalı.”