Ercüment Akdeniz: Önce seslerini boğdular, sonra tabutlarını taşıdılar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Amasra TTK’ye “nezaket” ziyaretine gittiğini söyleyen, ardından 41 işçinin canına mal olan bir felaket haberiyle dönen bakanın skandal sözleri gündemin tepesine oturdu. Fakat aslında hikaye Amasra’da ta 2017’de başlamıştı. 2017’de işçilerin itirazına rağmen Meclise gelen ve TTK’nin özelleştirmesinin önünü açan torba yasanın 58’nci maddesi şunu diyor: “Türkiye Kömür İşletmeleri, uhdelerinde bulunan maden ruhsat sahalarını işletmeye işlettirmeye, bunları bölerek yeni ruhsat talep etmeye ve bu ruhsatları ihale etmeye yetkilidir…” Yani bir kamu kurumu olan TTK, devlet eliyle işletmelerini kapitalist şirketlere peşkeş çekebilecekti. Özelleştirme demek, daha az işçiyle daha çok iş demekti, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin “maliyetten” sayılarak adım adım tasfiye edilmesi demekti. Hayati öneme sahip arıza, bakım işleri de böylece risk altına girecekti.  

Ercüment Akdeniz’in yazısı