Ne zaman mülteci düşmanlığı kabartılsa yahut linçler yaşansa, eli sopalı saldırganlara “Suriyelilerin o mahalleden sürüleceği” söylenir ve sükunet böyle sağlandıktan sonra birkaç aile o mahalleden gönderilir. Fakat bugün burjuva muhalefetin de gazlamasıyla ırkçı kabarma çok daha yüksek boyutlarda. Millet İttifakı ısrarla hükümetin yumuşak karnına vuruyor. Ama sağdan sağdan! Oylarını yükseltiyor mu? Evet yükseltiyor. AKP’de burjuva muhalefetin “sağdan” yaptığı bu hamleyi durdurmak hatta fırsata çevirmek istiyor. İçişleri Bakanlığı Genelgesi bu yüzden! Kısacası koyun can derdinde kasap et derdinde. Oy hesapları arasında olan yine mültecilere oluyor. Bu kirli siyasetten Türkiye işçi sınıfı ve emekçilerin kazanacağı bir şey yok! Çünkü yoksulları ezen, kemiren sömürü sistemi hedef şaşırtıyor, kafa bulandırıyor, yerli ve göçmen emekçilerin arasındaki düşmanlık duvarlarını yükseltiyor.
Genelgenin bir absürt yanı da şu: İnsani bir sorun olan göç konusunda karar alıcılar ne gariptir ki hep “güvenlikle” ilgili devlet kurumları! Örneğin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı genelgeye dahil bile değil! Mülteci dernekleri, göç toplulukları, sendikalar, üniversiteler, bilim insanları, eğitim ve sağlık kurumları da sürece dahil değil. BM ise yine ortalarda yok!