Engin Solakoğlu: İran devleti ve halkı hakkında birçok yeni şey öğrendik

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Savaşın öncesinde maruz kaldığımız propaganda bombardımanının çizdiği İran resmi ile şu andaki görünüm arasında enikonu fark bulunuyor. Emperyalizmin Türkiye’de yüksek perdeden böğüren borazanları büyük ölçüde sessizliğe büründüler. Ben de dahil, çoğumuz ise İran devleti ve halkı hakkında birçok yeni şey öğrendik.

İran devleti bir an önce ahirete kavuşmak için uğraşan yobaz manyakların yönettiği bir molla rejiminden ibaret değilmiş. Savaş öncesinde ve sırasında öldürülenler ile yerlerine geçenlerin eğitimlerine, uzmanlıklarına, ilgi alanlarına baktığımızda beklenmedik bir manzarayla karşılaştık.

İran halkının büyük çoğunluğu yurtsever. Ulusal kimlik çok derin köklerden besleniyor. Ülkenin etnik anlamda çok parçalı olduğu doğru ancak bunlar asgari bin yıldır yan yana yaşıyorlar. Emperyalizmin el kitabındaki hazır formüller bu etnik grupların yurtseverliğini sarsmaya yetmiyor. 

Ambargolu yaşam zorunluluğu İran’ı zayıflatmak bir yana güçlendirmiş. İran yönetimi sanki 46 yıldır bu savaşa hazırlanmış. ABD ve Batı’nın yaptırımlarını hayatın gerçeği gibi kabul ederek savaş için gerekli olabilecek birçok unsuru ya kendi üretir hale gelmiş, ya da geniş stoklar yaratmış.

Bunları yaparken kayda değer bir sınai altyapı kurmuş. Bu altyapının en güçlü unsurlarından biri de yetişmiş ve yurtsever bir insan malzemesi hiç kuşkusuz.

Engin Solakoğlu’nun yazısı