Erdoğan, Antakya’da AKP’nin Hatay İlçe Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada şöyle diyor:
“Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez.
Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı”
Hızını alamıyor, asıl göz diktiği İstanbul’da da açık seçik bir biçimde siyasal şantaja devam ediyor:
“Şu anda bu ülkeyi kimler yönetiyor?
Biz yönetiyoruz.
Şu anda İstanbul’da bulunan bu zat veya zevat, böyle bir imkâna sahip mi?
Değil.
Fakat 31 Mart’tan itibaren inşallah Murat Kurum kardeşimizle birlikte AK Parti yerel yönetimi ile Cumhur İttifakı, Ankara’da el ele verdiğimiz zaman herhangi bir sarkma söz konusu olmayacak ve yola emin adımlarla yürüyeceğiz.”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Güneydoğu Sofrası İstanbul Buluşması” adlı toplantıda İBB Başkan adayı Murat Kurum’a şu sözlerle destek veriyor:
“Eğer büyükşehir iyi çalışırsa inanın daha verimli şirketlerimiz olur.
Çünkü evden işe, işten eve daha az zaman harcarsınız.
O nedenle Murat kardeşimiz gelirse metro çalışmaları hızlanırsa herkes kazanır.
Çalışan kardeşimiz kazanır daha az strese girer, şirketlerimiz kazanır daha yüksek verimlilikle çalışır.
Dijital çağı yakalamamız lazım ve onun için fark yaratmanın yolu Murat kardeşimizi güçlü bir şekilde desteklemekten geçiyor.”
Uzun lafın kısası, iktidar, bizim paramızla bize siyasal şantaj yapıyor:
Bizim vergilerle ödediğimiz paraları, bize hizmet için değil, kendi iktidarını devam ettirmek için kötüye kullanıyor.