Ekmek almak için evinden çıktığında polisin attığı gaz fişeğiyle vurulan ve 269 günün ardından hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın ailesi bir yemek düzenleyecek. Berkin, ölüm yıldönümü olan 11 Mart’ta ise, mezarının başında anılacak.
269 günün ardından yenik düşmüştü

“Davası olmayan, mahkemesi olmayan faili belli bir cinayetin hayattan kopardığı Berkin Elvan’ın aramızdan ayrılışının üstünden tam 1 yıl geçti...” denilen açıklamada, Berkin için 7 Mart Cumartesi günü 13.00’da Okmeydanı Cemevi’nde düzenleneceği belirtilen yemeğe tüm dostlarını davet etti.
Berkin’in ölüm yıldönümündeki anma programını da açıklayan Elvan ailesi, 11 Mart Çarşamba günü Okmeydanı’nda Berkin’in vurulduğu yerde 12.00’de saygı duruşunda bulunulacağını, 14.00’de ise Feriköy Mezarlığındaki kabri başında anma yapılacağını duyurdu.
Aile ayrıca anma gününe ilişkin detayları kısa süre içinde açıklayacaklarını duyurdu.
Ailenin açıklaması şöyle:
“Tarih: 11 Mart 2014 …
Yer: Okmeydanı Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi…
Doktorlar geceden beri 269 gün direnmiş Berkin’i hayatta tutmak için uğraşıyorlar. Çocuk bedeni çok yorulmuş… Yaraları çok ağır… “Ben yokum artık” diyor. “Hayır” diyorlar doktorları ve bekleyen halk, 269 gün direndin tüm ülkeye ve dünyadaki ezilen, ötekileştirilen herkese umut oldun “gidemezsin”…Ancak Berkin çocuk sabah 07.00 olduğunda bir daha açmamak üzere kapıyor gözlerini.
16 Haziran 2013 sabahı Okmeydanı’nda oturduğumuz evden çıktıktan kısa bir süre sonra bir üst sokağın köşesinde polisler hedef alarak ateş ediyorlar ve başından vuruyorlar Berkin’i… 14 yaşında bir çocuk, bir pazar sabahı vuruluyor evinin üst sokağında… Okuldaki ve mahalledeki arkadaşları dışında kimsenin tanımadığı Berkin işte o sabah tüm dünyanın tanıdığı Berkin Elvan oluyor… Bir gün evde annesine “Ben çok ünlü olacağım” demişti… Ünlü olmak her küçük çocuğun hayalidir ya işte Okmeydanı’nın fakir sokaklarında bile olsanız “Bir gün ünlü olmak” hayali kurabilirsiniz. Dedik ya; çocuk işte… Uçurtma uçuran, salıncakta sallanan, top oynayan, okuldan kaçan, haylazlık yapan bir çocuk. 16 Haziran sabahından itibaren 269 günlük dev bir direnişe imzasını atan “Umudun Çocuğu”…
11 Mart günü son kez mahallesine gelirken Berkin, 15 yaşındaydı… Kurşun gibi ağırdı tabutu. Oysa sadece 16 kiloydu… Filistin’in, Gazze’nin, Ant dağlarının, Sierraların, Amed’in, Dersim’in, Kızıldere’nin, Beyazıt Meydanı’nın, Taksim’in, Nurhak’ın, Maraş’ın, Sivas’ın, Gazi’nin, Gezi’nin toprağı dolmuştu tabutuna… üşümesin diye yorgan olmuştu toprak o küçücük bedenine… Yüreği büyük, sevdası büyük, özlemi büyük ancak yaşı küçük, tabutu küçük, bedeni küçüktü…
Ethem abisi vurulduğunda Ankara’da, Berkin toplanan kalabalığın arasında “Akın var akın, güneşe akın” diye yüksek sesle okumuştu Okmeydanı’nda… Şimdi o hiç görmediği Ethem’e gidiyordu Berkin… Ali İsmail’in, Ethem’in, Mehmet’in, Ahmet’in, Abdullah’ın, Medeni’nin, Ferit’in ağabeylerinin ablalarının omuzunda…Yüz binlerce insanın arasında, milyonlarca insanın gözyaşlarıyla toprağa verdik Berkin’i…
Tam 1 yıl oldu. Berkin’siz geçen 1 yıl… Katillerinin ellerini kollarını sallayarak gezdikleri ancak isimleri devlet tarafından saklanarak hayatlarını sürdürdükleri 1 yıl… Davası olmayan, mahkemesi olmayan faili belli bir cinayetin hayattan kopardığı Berkin Elvan’ın aramızdan ayrılışının üstünden tam 1 yıl geçti…
16 Haziran 2013 sabahından bugüne hep yanımızdaydınız. Berkin uyansın diye birlikte bekledik. Berkin’i birlikte sonsuzluğa uğurladık.”