NATO Zirvesi öncesinde iktidarın yaptığı gözaltılar bana Steven Spielberg’in 2002 tarihli (Minority Report) Azınlık Raporu filmini hatırlattı. Vizyona girdiğinde üç gün peş peşe izlemiştim. NATO Zirvesi öncesindeki gözaltılardan sonra yeniden izledim. İzleyenler hatırlayacaktır, film, iyi bir bilim kurgu filmi olmasının ötesinde aslında hukuk devleti için güçlü bir uyarı niteliği taşıyordu.
Bir devlet, suçu önleme iddiasıyla bireylerin özgür iradesini, savunma hakkını ve masumiyet karinesini ortadan kaldırıyorsa, aslında suçla mücadele etmiyor; kendi mutlak gücünü daha da mutlaklaştırıyordur.
Dahası, film şu soruyu sorduruyordu: Bir devlet, vatandaşını koruma, onun iyiliğini düşünme ve ülkenin güvenliğini sağlama iddiasıyla ne kadar ileri gidebilir? Bir iktidar kendisini tanrısal bir güce dönüştürdüğünde neler olabilir? Hukuk, insanları yaptıkları fiiller için değil, yapabilecekleri tahmin edilen suçlar nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakmaya başladığında hâlâ hukuk mudur?
Daha basit sorayım:
Hukuk ne zaman hukuk olmaktan çıkar?
2054 Washington’ında artık bir “PreCrime” (suç önleyici) sistemi vardır. Devletin üç kâhini olan —Precog’lar— gelecekte işlenecek cinayetleri, suçları önceden görürler. Ve polis, cinayet gerçekleşmeden, suç işlenmeden suçu işleyecek failleri tutuklarlar.
Polis cinayet henüz gerçekleşmeden harekete geçer, kapıyı kırar ve şüpheliyi yakalar, henüz işlemediği suçtan dolayı cezaevine gönderilir.
İtiraz ettiğinde “ben suç işlemedim” dediğinde sistemin cevabı hazırdır: “Ama işleyeceksin.”
Filmde tutuklama kararlarını uygulayan “şef” lakaplı komiser Jhon Anderton (Tom Cruise)’ı bir gün Adalet Bakanlığındaki hırslı Adalet Bakanlığı ajanı Danny Witwer (Colin Farrell) ziyaret eder, sistemi denetime gelmiştir. İkisinin arasında geçen şu diyalogla film de başlamış olur:
Witwer “İnsanları henüz hiç işlemedikleri suçtan dolayı tutukluyoruz ama…”
Anterton “Ama işleyecekler, kahinler geleceği görüyorlar ve hiç yanılmadılar…”
PreCrime’ın övündüğü ve insanı ikilemde bırakan gerçek şudur: Washington’da yıllardır cinayet işlenmemiştir.
Peki ama bunun karşılığında cezaevinde kimler var?
Hiç cinayet işlememiş insanlar!
Klasik ceza hukukunda devlet bir fiili cezalandırır, ama PreCrime sisteminde ise devlet fiili değil “niyeti”, “olasılığı”, “öngörüyü” cezalandırıyordu.
Suçun hiçbir maddi unsuru yoktu, mağdur ölmemişti, fail cinayet suçunu işlememişti ama ceza vardı.
Ama filmdi.
Şaka gibi ama Azınlık Raporu filmi ülkemizde ete kemiğe döndü, gerçek oldu.