Bazı iktisatçılar, TL’nin değer kaybı, cari açığın daralmasını sağlar hipotezinin yanlış olduğu iddiasını çocuksu bir inatla sürdürüyor. Cari açığın, bu yılın gerek birinci ve gerekse ikinci çeyreğinde “parasal” olarak (dolar cinsinden) genişlemiş olmasını da iddialarının doğru olduğuna kanıt olarak gösteriyorlar. Halbuki, hesaplar, analiz edildiğinde cari açığın birinci çeyrekte olduğu gibi ikinci çeyrekte de “hacimsel” olarak nispeten daraldığını göstermektedir. Çünkü bu çeyrekte mal ve hizmet ihracatı %16.4 artarken, mal ve hizmet ithalatı sadece %5.8 artmıştır. Eğer TL değer kaybetmemiş, aksine sıcak para girişiyle değerlenmiş olsaydı, cari açıktaki bu nispi daralma gerçekleşmeyecek ve hacimsel olarak da büyüyecekti. Bunu söyledikten sonra, “faiz sebep-enflasyon neticedir” diyerek, halkı dolara hücum ettiren ve TL’nin kısa sürede aşırı değersizleşmesini doğuran politikayı onaylamadığımı açıkça beyan etmek istiyorum. Rekabetçi kur böyle oluşmaz. Bu, olsa olsa bir devalüasyon-enflasyon sarmalı yaratır.