Dört yaşındaki Aylan Kürdi’nin Bodrum kıyısına cansız bedeninin vurmasıyla Avrupa’ya geçiş için kara güzergahına yönelen Suriyeli sığınmacıların İstanbul otogarı ve Edirne’deki bekleyişi sürüyor.
Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, şehrin girişinde Yunanistan’a geçiş için bekleyen Suriyelilere üç gün süre tanıdıklarını, üç gün sonra ise Edirne’yi terk etmek zorunda kalacaklarını söyledi.
Kilometrelerce yürüdüler, vazgeçmeyecekler

Yüzlerce sığınmacı, İstanbul’dan Yunanistan sınırına yaklaşık 1oo kilometrelik yolu yürüyerek Edirne’nin girişine kadar ilerlemişti.

Jandarma, Yunanistan’a yaklaşık 17 kilometre karayolu uzaklığındaki kentin girişinde sığınmacılara karşı barikat kurdu. Şehrin girişinde jandarmanın durdurduğu sığınmacılar otobanın kenarına yığılarak geceyi orada geçirdi.

Gece soğuğa karşı battaniye ve sabah kahvaltı dağıtılan Suriyeliler, Türkiye’ye sınırdan geçişlerine izin verilmesi mesajlarını yazdıkları pankartlar taşıyarak, oturma eylemi de yaptı.
Aylan gibi yerlere uzandılar

İçlerinde çok sayıda çocuğun da bulunduğu sığınmacılar, göçmen krizinin simgesi haline gelen Aylan Kürdi’nin bulunduğu anın fotoğrafındaki gibi yere yatarak denizde boğulmak istemediklerini dile getirdi.

Reuters’a konuşan 27 yaşındaki Şerif isimli Suriyeli sığınmacı, “Hayat burada gerçekten zor, bize kalacak yerden başka bir şey sunmuyorlar, haklarımız yok, işe ihtiyacımız var ama bulamıyoruz” diye konuştu.

Bir başka Suriyeli 25 yaşındaki Salih ise, elektronik mühendisi olduğunu belirterek, “Gencim, güçlüyüm, eğer Avrupa’ya ulaşabilirsem belki bir hayatım olabilir. Diplomalarımız var, eğitimimiz var, burada Türkiye’de bizim için hiçbir şey yok” dedi.
Vali üç gün süre verdi

Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, şehrin sınırında bekleyen sığınmacılara üç gün müsaade edileceğini, üç gün içinde kenti terk etmeleri gerektiğini belirtti. Şahin, Suriyelilerin geçişine izin verilemeyeceğini açıkladı.

Vali şöyle konuştu: “İlimizin giriş kapısını sağlam tuttuğumuz için 7 bin kişiyi geri döndürdük. Emniyet ve jandarma güçlerimiz yetersiz, çevre illerden güç istedik. Bizim elimizde jandarma ve polisimiz iki gün uyumadı. Biz şefkat elimizi sonuna kadar uzatıyoruz. Onlar da bu bizim iyi hüsnüniyetimizi suiniyete çevirmezler. En fazla kalacakları üç gün, yarından sonra burayı terk etmek zorundalar. Kendi işlerimiz var, bu bizim için bayağı bir yük oldu. Onların burada kalması bizim için sorun. Çünkü her zaman sınırı ihlal etmeye, Yunanistan’a geçmeye niyetleneceklerdir. En iyisi onların kamplarına dönmesidir” diye konuştu.
Otogarda da bekleyiş sürüyor
İstanbul’daki otogarda bekleyen Suriyeliler ise Edirne otobüslerine binme ümitlerini hala koruyor. Bazı göçmenler ise Türkiye’ye yönelik, “Türklere teşekkür ederiz. Tek talebimiz kalmak değil gitmek. Boğulmak istemiyoruz” yazılı dövizler taşıdı.

Suriyeli sığınmacılar, Avrupa’ya deniz yoluyla ulaşmakta kullandıkları sosyal medyayı, bu kez kara yoluyla Avrupa’ya ulaşmak için kullandı. Facebook’tan organize olan Suriyeliler, karayolunun geçtiğimiz hafta binlerce Suriyeli sığınmacıyı kabul eden Almanya’ya ulaşmak için açılacağına dair duyumlar üzerine önce İstanbul otogarına, ardından da Edirne’ye gitti.

Reuters’a konuşan sığınmacılardan biri, İstanbul otogarındaki bekleyişte, “Denizi sevmiyorum. Yüzmeyi bilmiyorum. Denizde ölmek istemiyoruz” diye konuştu.

Suriyelilerin Türkiye’deki Avrupa ümidiyle bekleyişi sürerken, Avrupa Birliği ise Suriyeli sığınmacılar konusunda ikiye bölünmüş durumda. Almanya’nın ardından Avusturya ve Slovakya da sınır kontrölünü yeniden başlattı.
Öte yandan Avrupa içinde Almanya’ya ulaşmaya çalışan Suriyeli göçmenler de rotalarını değiştirmeye başladı. Macaristan-Sırbistan sınırının kapatılmasıyla alternatifleri düşünmeye başlayan göçmenler, Hırvatistan üzerinden Slovenya, Viyana ve Almanya güzergahını denemeyi düşünüyor.