Dr. Ökten, Hatay'ı anlattı: 'Devlet her yerde var'sa hastaneleri nerde?

MESUDE ERŞAN

@mesudersan

mesudeersan@diken.com.tr

Türk Tabipleri Birliği (TTB) İkinci Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten, “Bir şehir hastanesi yapmak yerine, 30 devlet hastanesi yenilenseydi, deprem bölgelerindeki hastaneler hasarlı, riskli diye tahliye edilmezdi” dedi.

Tahliye edilen İskenderun Devlet Hastanesi. (AA)

6 Şubat’taki Kahramanmaraş depremlerinde hasar almasına rağmen kısıtlı da olsa hizmet vermeyi sürdüren Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve İskenderun ve Reyhanlı Hastanesi Hatay’da dün meydana gelen depremin ardından kullanılamaz hale gelmişti.

Ökten, ’Devlet her yerde’ deniyor, hastaneleri yok! Artçı veya yeni deprem olasılığını düşünürsek yaralılara nerede, nasıl ve kim bakacak? Koskoca ilde en fazla ayakta kalması gereken hastaneler yıkıldı. Acizliğe bakar mısınız?” dedi.

Defne merkezli 6,4 büyüklüğündeki depremi Samandağ merkezli 5,8 büyüklüğündeki artçı izlemişti. Resmi rakamlara göre, 18’i ağır 294 kişi yaralandı. Yaralılar ilk tıbbi müdahalenin ardından Adana ve Dörtyol’a hava ve karayoluyla nakledildi. Depremzedelere yatak açabilmek için Adana Şehir Hastanesi’nde planlanan ameliyatlar iptal edildi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından tüm ilçelerdeki sahra hastanelerinde hizmetin sürdüğünü açıkladı.

Hatay’da sadece iki hastane ayakta kaldı

TTB’nin Adana’daki deprem bölgesi lojistik merkezini koordine eden Ökten’den aldığımız bilgiye göre dün geceye kadar hastanelerin durumu şöyleydi: 

Hatay Şehir Hastanesi, hasardan ötürü hizmet dışıydı. Bahçesine sahra hastanesi kurulu. Ancak şehir dışında olduğu için ulaşılması güç.

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Araştırma ve Eğitim Hastanesi’nin bahçesindeki çadırlarda sağlık hizmeti verilmeyi çalışılıyor. İlk müdahaleden sonra hastalar sevk ediliyordu. Hastanenin ağır hasarlı ek binası tamamen hizmet dışı, arama kurtarma çalışmaları henüz tamamlanmadı.

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin acil servisi üçüncü gün hizmet vermeye başlamıştı ve 2-3 odası ameliyathaneye dönüştürülmüş, basit cerrahiler yapılabiliyordu.

İskenderun Devlet Hastanesi’nin bir bloğu tamamen yıkılmış, diğer blokta birkaç gün hizmet verilmişti.

Son depremlerle sadece Samandağ ve Dörtyol devlet hastaneleri ayakta ve kullanılabilir durumda kaldı.

‘Önemli olan ulaşılabilen ve ayakta kalabilen hastaneler yapmak

İktidarın şehir hastaneleri açmakla övündüğünü, ancak depremin, ulaşılabilen ve ayakta kalabilen hastanelerin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyleyen Ökten, “300 aile sağlığı merkezi de yapılsaydı, acil müdahaleler, triaj, aşılama ve muayeneler devam ederdi” dedi.

Sağlık sisteminin depremden önce çöktüğünü söyleyen Ökten, şöyle devam etti: “Ama artık burada gördüğümüz manzara daha dehşet verici. Bir afette en öncelikli olan sağlık birimlerinin, hizmetlerinin iyi olması. İyi olacak ki yaralanan, kurtarabileceğimiz insanlar bir an önce sağlık hizmeti alabilsin. Bu bile olamadı. Hastaneler ilk yıkılanlar binalar arasında. İçine girilemeyecek durumda.”

Afet bölgesinde depremler devam ediyor. Haliyle bölgede hastanelerin çalışması çok önemli. Çünkü deprem ağır yaralanmalara yol açıyor. İlk müdahalelerin ve acil girişimlerin yapılması hayat kurtarıyor. 

“Hastaneler de çöktüğünde bu insanlara nerede müdahale edeceksiniz?” diye soran Öktensorusunu kendi yanıtladı: “Mecburen hastayı başka yerlere göndermek gerekecek. Örneğin hastanın damar yaralanması ya da kırığı varsa yolda sorun büyüyebilir. Hasta transfer edilirken kırık yanındaki damarı zedelerse kanamadan ölebilir. Travma, sakatlık ve ölüm riski artar.”

‘Gerçek sahra hastaneleri kurulmalı

Afet bölgesinden göç de sürüyor. Geride kalanların yaralı olmasalar bile çok ciddi sağlık hizmetine ihtiyacı var. Ökten: “Bu insanlar sağlık hizmetini zamanında ve yeterli alamazlarsa iyileşemeyecekler; ya ölecekler ya da sakatlanacaklar. Zaten arama kurtarmayı geç başlatmakla, yeterince yapmamaktan ötürü öldü vatandaşlar. O zaman bu kurumlar, devlet ne işe yarar ki? Geçici çözüm olarak ameliyatların da yapılabileceği gerçek sahra hastaneleri kurulmalı.”

Birinci basamak ve koruyucu sağlık hizmetlerinin son derece önemli olduğunu vurgulayan doçent doktor, temiz su, tuvalet sağlanmazsa bulaşıcı hastalıkların artacağını vurguladı.

Ökten, yıkılan ya da ağır hasarlı olduğu için en çok gerektiği zamanda işlevsiz kalan hastanelerin bir sorumlusu olması gerektiğini ifade etti: “Tek müteahhit değil, yerel ve merkezi yönetim de sorumlu. Eğer müteahhit düzgün yapmıyorsa denetle. Cezasını ver, yıktır, yeniden yaptır. Daha öneki depremlerde  olduğu gibi günah keçisi iki üç müteahhit bulacaklar. Liderlerin konuşmalarını dinliyoruz. Hiçbir bilimsel tarafı yok. Kaderci anlayışla hala durumu ört bas etmeye çalışıyorlar.”

‘Depremzede sağlıkçılar zorla çalıştırılıyor

Deprem bölgesinde yaşayan sağlık çalışanları, evleri yıkılmış, yakınlarını kaybetmiş de olsa çalıştırılmaya devam ediyor. Bölgede görev almaya hazır yüzlerce hekim sırada beklerken, bakanlık olağanüstü hal bahanesiyle personelini dinlendirmiyor.

Ökten bu konuda şöyle diyor: “Depremzede sağlık çalışanları tutanak ve soruşturma tehditleriyle çalışmaya zorlanıyor. Bu kabul edilemez. Bölgede çalışmaya gönüllü hekim ve sağlık emekçileri acilen görevlendirilmeli, sağlık hizmeti sunumu yeniden planlanarak yürütülmeli. Gelen yabancılar kovuluyor. Dün de 15 sağlık çalışanını Hatay’da ihtiyaç olmadığını söyleyerek göndermişler, tabip odasında misafir ettik.”