Cumhuriyet gazetesini susturma amaçlı açılan dava sürecinde 6 Nisan 2017’de avukatlar tarafından Çağlayan adliyesi önünde başlatılan Adalet Nöbeti’nin bugünkü gündemi Diyarbakır’da tutuklanan gazetecilerdi.

Diyarbakır savcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında Jinnews Müdürü Safiye Alagaş, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eşbaşkanı Serdar Altan, Mezopotamya Ajansı editörleri Aziz Oruç ve Ömer Çelik, Xwebun Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Ertaş, Zeynel Abidin Bulut, Mazlum Doğan Güler, İbrahim Koyuncu, Neşe Toprak, Elif Üngür, Abdurrahman Öncü, Suat Doğuhan, Remziye Temel, Ramazan Geciken, Lezgin Akdeniz ve Mehmet Şahin sekiz gün gözaltında tutulduktan sonra 16 Haziran’da tutuklandı. Gazetecilere ‘örgüt üyeliği’ suçlaması yöneltiliyor.
Gazeteciler ve avukatlar, Diyarbakır’daki tutuklamaları protesto için Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde Adalet Nöbeti’nde toplandı.
Avukatlar, yakalarına 25 Nisan’da Gezi parkı davasında 18 yıl hapse mahkum edilen avukat Can Atalay’ın fotoğrafının bulunduğu etiketler de taktı. Eyleme, HDP Milletvekilleri Züleyha Gülüm ve Musa Piroğlu, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP), Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), DİSK Basın-İş üyeleri ve çok sayıda gazeteci katıldı.
Daha sonra adliye binasının önüne çıkan avukat ve gazeteciler burada bir basına konuştu.
‘Haberin öznesi olduk’
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu adına konuşan Nezahat Doğan, şunları söyledi: “Haberin öznesi olduk. AKP-MHP iktidarı son dönemde baskı politikalarıyla gazetecilik faaliyetlerini suç sayıyor. Bu saldırılarla ilk kez karşılaşmıyoruz. 2011 yılında ‘Çözüm Süreci’nde yapılan haberler 2015 sonrası suç sayıldı. Özellikle Kürdistan’da Kürtlere yapılan zulmü haberleştiren gazeteciler hedef alındı. İşkencenin, baskının görülmemesi, Kürtlere yönelik saldırının zulmün, ötekileştirilmenin görülmemesi için özellikle Kürt basınına saldırı daha da yoğunlaştı. Biz gazeteciler tek değiliz. Nasıl ki Gezi’de çevre, doğa, hava, su için herkes için bir araya gelip ortak sesi yükselttiyse, kimliksiz bir direniş gösterdiyse bugün de burada gazetecilerin görevlerini yapabilmesi için adalet nöbetleri yapılıyor. Biz de adalet nöbetlerine katılıyoruz ama bizim işimiz adalet nöbetlerine katılıp konuşmak değil. Var olan adalet nöbetini haberleştirmek, sormak, sorgulamak, sorgulatmak.”
‘Kürtler için her gün OHAL’
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği adına konuşan gazeteci Mehmet Aslan da Kürt gazetecilerin yıllardır baskı, zulüm, tutuklama ve katliamlara maruz kaldığını hatırlattı.
Kürdistan Gazetesi’nin kurulduğu günden beri Kürt gazetecilere baskının hiç durmadığını aktaran Aslan, “Kürtler için, Kürt basını için her gün OHAL süreci. Bugün de bu sürece benzer süreci yaşıyoruz. 16 gazeteci arkadaşımız tutuklandı. Bir miras bıraktılar, bu mirası taşımaya devam edeceğiz” diye konuştu.