Dipsiz kuyu: Kumar bağımlılığı

MESUDE ERŞAN

@mesudersan

mesudeersan@diken.com.tr

Kumar, bahis, borsa ve kripto bağımlılığı giderek büyüyen bir sorun. Pandemideki izolasyon nedeniyle oturdukları yerden para kazanmanın yollarını arayanlar, online casino ve bahis, borsa ve kriptoya yöneldi. Bazıları bağımlı oldu. Kumar sorunu nedeniyle tedaviye başvuru oranları, uzmanların da beklemediği düzeyde arttı.

Sorularımızı yanıtlayan uzman psikolog Kinyas Tekin, kumarın bağımlılık aşamasına geldiğinde kronik, ilerleyen ve tekrarlayabilen bir hastalığa dönüştüğünü söyledi.

Kokaine benzer etki yaratıyor

Bağımlılık danışmanı Kinyas Tekin‘e göre kumar en kötüsü.

Kumar bağımlılığı yıllarca dürtü kontrol bozukluğu olarak değerlendirildi. 2013’te ise Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından bağımlılık kategorisine dahil edildi. Davranışsal bağımlılıklardan biri.

Kumar beyinde (ödül sisteminde) kokaine benzer etki yapıyor. Ağırlıklı olarak kumar bağımlılığı çalışan Tekin, “Gördüğüm en kötü bağımlılık. Danışanlarımız ‘dipsiz kuyu’ diyor. Hepimizin etrafında bu insanlar var o derece yaygın” diyor.

Kumar teknolojik gelişmelerle birlikte kumarhanelerin dışına çıktı. Geleneksel kumar formlarına, internet ve uzaktan kumar platformları eklendi. Bir telefon ve internet mesafesinde. At yarışlarıyla başlayan bahis oyunları, günümüzün en çok tercih edilen ve bağımlılığa neden olan kumar türleri arasına girdi. Neredeyse her şey kumar ve bahis konusu olabiliyor.

Tekin kumarın dijitalleşmesi kadar oyunlaştırılmasının da bağımlılık tehlikesini artırdığını söylüyor: “Oyunlaştırmayla bilinçaltımıza, biz farkında olmadan o kadar güzel işliyorlar ki kendimizi ister istemez kumarın içinde buluyoruz. Günümüzde bu tür stratejiler, yöntemler, manipülasyonlarla neredeyse ilkokul çocuklarından tutun da 60-65 yaşına kadar herkese hitap edebilecek kumar türleri var. Kumar platformları insan beyninin, zihninin çalışma mekanizmasını biliyorlarmış gibi manipülasyonlar yapıyorlar.”

Bahis en yaygın bağımlılık türü

Kumarın ilk kategorisi bahis şu anda dünyada en yaygın bağımlılık türü. Tekin, “O kadar çok pazarlanıyor ve o kadar çok insanların hayatına yediriliyor ki…” diye anlatıyor. Pek çok kişinin bahsin bağımlılık yapmadığını düşündüğünü ve masum gördüğünü belirten Tekin, “Örneğin bir kupona 20, 30, 50, 100 lira yatırırsınız. Bir süre sonra beyin daha fazla yatırmanızı ister. Çünkü tolerans gelişmiştir. Artık o yaptığınız şey, eskisi kadar haz vermez. Giderek daha fazla miktarda para bahislere yatırılmaya başlanır” diyor.

Zamanla bahsi bekleyemeyecek aşamaya geliniyor. Daha kısa sürede sonuç alınan oyunlara kayılıyor. Canlı bahislere geçiliyor. Derken bu da tatmin etmemeye başlıyor. Bu sefer sanal lig denilen, 1.5 dakikalık iki yarıdan oluşan dijital oyunlara kayılıyor.

İkinci kategori casino oyunları diye bildiğimiz, eski kumarhane oyunları. Kumar deyince ilk bunlar akla geliyor. Piyango üçüncü kategori. Bunların bağımlılarını çok görmediklerini belirten Tekin, “Ama ileri yaşlarda piyango bağımlıları da çok olabiliyor. Düzenli ve ciddi kayıplar yaşayacak kadar kazı-kazan oynayan, seri şeklinde yüzlerce bilet alanlar var” diyor.

Borsa, foreks, kripto da bağımlılık yapıyor

Son zamanlarda bunlara dördüncü bir kategori eklendi borsa, foreks (uluslararası döviz piyasası) ve kripto (sanal döviz). Tekin, “Bunlar düşündüğümüzden çok daha tehlikeli kumar olarak gündemimizde” diyor.

Bu platformlarda ticaret stratejileri kullanılamadığı için kumara dönüşebilme olasılığı var. Kumar ve ticaret birbiriyle karıştırılmamalı. Kumarda risk, ticarette olasılık daha fazla.

Elbette ki her borsa veya kriptoya yatırım yapan, bağımlı değil. Özellikle kaldıraçlı (daha küçük tutarla, borç alarak daha fazla yatırım yapmak) işlemlere yatırım yapanların ciddi düzeyde kayıplar yaşayabildiğini anlatan Tekin şöyle devam ediyor: “Eğer belirlediğiniz yönde artış olursa kazancınız örneğin 100 kat fazla. Aksine düşme olursa bu kez kayıp 100 daha fazla oluyor. Çok riskli. Öngörülemeyecek kadar manipülasyon, değişken var arka planda. Kaldıraçlı sistemlerde kazanma ya da kaybetme arasındaki makas çok büyüyebiliyor. Kayıplar karşısında panik ve farklı işlemler yapma daha fazla kayba neden olabiliyor. Forekste dalgalanmalar anlık olarak değişebiliyor. Kayıpların yanında büyük bir zaman kaybı. Çünkü borsada devamlı takip etmek durumundasınız. Her yerde, her ortamda yatırımlarını izlemeye çalışıyorlar. Sadece yatırımının nereye doğru gittiğini izlemek bile insanlarda ciddi bir dopamin salgılanmasına yol açıyor.”

500 kişiyi yöneten, kumarı kontrol edemiyor

Dijital oyunlardan şeker patlatmanın (Candy Crush vb.) Türkiye’deki kumar türleri içinde ilk sıralara çıktığını anlatan Tekin şunları anlatıyor: “Yetişkinler oynuyor. Dijital oyunlarla hayatını kazanabileceğini düşünen danışanlarım var. Eğitimlerini yarıda bırakıyorlar. Oyun oynuyoruz diye inanılmaz paralar kaybediliyor. Bunları oyunmuş gibi sunuluyor ama oynayanlar maaşlarını yatırıyor, taşınmazlarını satıyor. Çünkü oynamadan duramıyorlar. Bir doktor, avukat bile kendini bundan alıkoyamayabiliyor. Koca bir şirketi, 500 kişiyi yöneten CEO kumarı kontrol edemiyor.”

Online kumarın bağımlılık potansiyeli üç beş kat yüksek

Kumar gittikçe daha fazla online etkinlik haline geliyor. Avrupa‘nın çevrimiçi kumar pazarı kumarhaneler veya bahis şirketleri gibi kara tabanlı kumarlardan yılda yaklaşık yüzde 10 daha hızlı büyüyor. Avrupa Birliği’nin çevrimiçi kumar sektörünün ekonomik büyüklüğünün 30 milyar avroyu geçmesi bekleniyor.

Çok sayıda çalışma online kumarın diğer kumar platformlarına göre endişe yaratacak şekilde daha yüksek bağımlılık potansiyeline sahip olduğunu gösterdi. Bu oranın geleneksel biçimde kumar oynayanlara göre üç beş kat daha fazla olduğunu belirten Tekin şöyle diyor: “Gençlerin daha çok tercih etmesi, doğrudan ve kolay erişilebilme, finansal kaynakların dijital olması, her miktarda finans ile oynama fırsatı, hızlı geri bildirim, kişiyi kumarda tutmaya yönelik platform kaynaklı müdahaleler ve seçeneklerin çok fazla olması gibi faktörlerin online kumarın daha fazla bağımlılık yapıcı olmasında etkili. En cazip tarafı ise kişinin kimlik bilgilerinin gizli kalması yani anonim platformlar olması.”

‘Bu kez kazanacağım’ diye diye

Kumar bağımlıları, tıpkı uyuşturucu madde bağımlıları gibi oynamadıklarında yoksunluk yaşıyor. Yoksunluğu kaybettiklerinde de yaşıyorlar. Çok gergin, huzursuz, sinirli, tahammülsüz oluyorlar. Beyin oynamasını istiyor. Çünkü beyin ödülle çalışıyor. Oynadıkça dopamin salgılamaya devam ediyor. Dopamin zevk hissettiriyor.

Kumarın en tipik özelliklerden biri oynayanların kaybettiklerinin peşine düşmesi. Bu oynama motivasyonunu devam ettiriyor. “Bu kez kazanacağım” diyorlar. Tekin kaybetmeyi hazmedemediklerini söylüyor: “Deneyimlerimiz şunu gösterdi ki, kaybettiklerinin hepsini kazansalar bile duramıyor. Hatta kumar bağımlılığının en tipik tanımı şu olabilir: Kaybettiklerimizin ya da kazandıklarımızın üzerindeki kontrol kaybı. Kazansanız da kazandığınızı katlamak için sürekli olarak oynarsınız ki dürdü burada daha şiddetlidir. Kaybettiklerinizin peşine düşersiniz paranız bitene kadar oynarsınız. Ya da erişebileceğiniz bütün finansal kaynakları tüketene kadar oynarsınız.”

Tekin, kumar, bahis oyunlarının tüm türlerine yönelik ulusal düzeyde denetim ve yönetim sağlanması gerektiğini söylüyor ve şu önerilerde bulunuyor:

  • Kumar/bahis platformlarına yönelik yasal düzenlemeler yapılmalı.
  • Kumar bağımlılığı olan kişiler yasal olarak korunmalı.
  • Tedavi seçenekleri çoğaltılmalı.
  • Kumar bağımlılığı alanında uzmanlaşmış profesyoneller yetiştirilmel.
  • Medikal tedavide kullanılan ilaçlar erişilebilir olmalı ve sigorta kapsamına alınmalı.
  • Kumar ve bahis reklamları bu kadar yaygın olmamalı.
  • Kumar ve bahis konusunda kamu spotları yaygınlaştırılmalı.
  • Kumar bağımlılarının haklarını koruyan dernek ve vakıflar kurulmalı.
  • Kendine yardım grupları yaygınlaştırılmalı,
  • Bahis ve kumar platformları denetim altına alınmalı.
  • Yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin ülkemizde hizmet vermelerine izin verilmemeli.
  • Kumar bağımlılığı teşhisi konulan kişilerin bankalardan kredi çekmeleri ve taşınmazların satılması konusunda korunmalarına yönelik ‘vesayet’ ve ‘kısıtlama‘ gibi yasal düzenlemeler yapılmalı.

Bağımlılar anlatıyor

Tekin ve yine bağımlılık üzerine çalışmalar yapan psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Kültegin Ögel’in birlikte yazdığı ‘Tam da Kazanıyorken Hep Kaybetmek… Kumar ve Bahis Bağımlığı‘ adlı kitap yeni çıktı.

Kitapta bağımlıların anlattıkları da yer alıyor. İşte birkaç örnek:

Ben Kayra, kripto borsası ülkenin gündemine oturunca ve herkes oradan köşeyi dönünce ben de bu işe girdim. Mühendisim, kafam da çalışıyor. Matematik, istatistik, grafik bizim işimiz diye düşündüm. Birikimimizden ufak bir kısmını oraya yatırdım. Bir süre bekleyip istediğimi alamayınca kaldıraçlı işlemlere girdim. Burada kazanmak ve kaybetmek çok hızlıydı. İlk denemede kaybedince bir miktar daha para yatırdım. Kazançlar ve kayıplar birbirini kovaladı. Eve 2-3 ekranlı sistem kurdum ve işim sadece bu olmaya başlamıştı. Eşim ve çocuklarım durumdan rahatsız olmuşlardı çünkü onlara zaman ayıramayacak noktaya gelmiştim. Kayıpları eşime söylemeyecek aşamaya gelmiştim. Birikimler kısa sürede eridi. Tapusu üzerimde olan şehir dışındaki evi kimseye haber vermeden satmıştım. O parayla da kendimce yatırım yapmaya devam ettim. 100 binler 200 binler geliyor ve gidiyordu. Sanki dijital bir oyun içinde sanal paralarla oyun oynuyor gibiydim. Düşünüyorum da o kadar parayı nakit olarak asla kriptolara yatırmazdım. Gözle görmeyince ve elle dokunmayınca para da anlamını ve önemini yitiriyor sanki…

“Adım Ahmet, genç yaşlarda küçük miktarlarda paralarla iddia oynamaya başladım. Futbola ilgim vardı, tüm maçları izler, takımları ve futbolcuları bilirdim. Başlarda kazanıyordum çünkü biliyordum. Çok araştırır ve analizler yapardım. Hafta sonu oynanacak maçlar için neredeyse hafta içi sadece araştırma yapmakla geçiriyordum. Nokta atışları yapmak, bir kuponda daha çok maç, daha yüksek oranlar ve kazançlar yapmak istiyordum. Kazandığımda bu işin bir yetenek ve beceri işi olduğuna inanıyordum. Daha sonra kayıplar başladı. Yaptığım hiçbir analiz ve araştırma beni beklediğim sonuçlara götürmedi. Bunun bir beceri değil sadece olasılık ve şans olduğunu anlamam bana çok pahalıya mal olmuştu.

Ben Fatma, Slot oynamaya Amerika’da başladım. Okumak için gitmiştim ve arkadaşlarla öylesine eğlenmek için casinoya gider oynardık. Daha sonra onlar gelmese de gitmeye başladım. Ailemin bana gönderdiği harçlıklar yetmemeye başladı. Ek iş yapmaya başladım. Okulum aksamaya ve hayatım değişmeye başladı. Ailem durumu fark etti ve beni apar topar Türkiye’ye getirdi. Burada da online oynamaya devam ettim. Krediler ve borçlar almaya başladım. Tek hedefim vardı; borçlarımı ödeyecek kadar kazanmak. Aklım sürekli borçlarda ve duyarsa ailemin vereceği tepkideydi. Moralim hep bozuktu, uykularım bozulmuş, iştahsızlıktan kilo vermeye başlamıştım. Ailem durumu fark ettiğinde yıllarca ödeyemeyeceğim borçlarım olmuştu. Onlara karşı çok mahcup olmuştum ama öğrendikleri için rahatlamıştım. En azından onlar ne zaman öğrenecek diye düşünmüyordum artık. Borçları yapılandırma yoluna gittik. Ben çalışarak ödemeye çalışacağım. Bunun bir hastalık olduğunu bildikleri için düşündüğüm kadar abartılı bir tepki vermediler. Sanırım ben de kumar oynamaya devam etmek için kendime mazeret bulmuştum.

Ben Leyla, Kıbrıs’a gittiğimiz tatilde casino oyunları ile tanıştım. Kart oyunlarını sevdiğim için Blackjack oynamaya başladım. Sonraki tatillerde de zamanımı casinoda geçirmeye başladım. Bir süre sonra aynı keyfi vermese de online oynamaya başladım. Kendimi bu konuda çok geliştirdiğime inanıyorum. Ben kazanıyorum hatta çevremde birçok insan için de oynayıp kazanıyorum. Bu oyunda iyi olduğumu herkes söyler. Benim sorunum kazanamamak değil, kazandığımı çekememek. En son eşimin kredi kartıyla izinsiz oynadım. Yatırdığımı 50’ye katladım. Oynamaya devam ettim ve hepsini kaybettim. Salak kafam bari eşinin kartından çektiğini yatırsana. İşte hep böyle oluyor. Kayıplarımın bu kadar çok olmasına rağmen hala kazanabildiğime ama çekemediğime inancım değişmiyor. Şunu anladım ki, kumarda beyin sadece oynamaya odaklıdır. Kazanmak ya da kaybetmek onun umurunda değilmiş.